Sağlık

Bacak Uyuşmaları Google

Bacak uyuşmalarının neredeyse 3te2 si bel fıtığı nedeniyle oluşmaktadır. Disklerin arasından çıkan bir fıtık bacağı etkileyen sinirlere baskı yapar. Bu sinirlerinde en dış lifleri oradaki hissi veren liflerdir. Bunların baskı altında kalmasının sonucunda bacaklarımızda uyuşma hissederiz. Buradaki uyuşmayı ciddiye almak gerekir. Bu bel fıtığının bir habercisi olabilir. Eğer çok ilerlerse bacağımızda güç kaybı da hatta geri dönüşümsüz bir takım hasarlarda oluşabilir. Uzun süreli bacak uyuşması hissedenlerin mutlaka bir bel MR’ı çektirip beyin cerrahına gözükmeleri gerekir. Eğer önlemini almazlar ise ileride bir bel fıtığı ameliyatına yada belde bir kaymaya sebep olabilirler.

Bacak uyuşmalarının el önemli nedenlerinden bir tanesi bel fıtığıdır. Bunun dışında omurgadaki kanal darlığı ve bel kayması da gene bacak uyuşmasına sebep olabilir. Bunların tedavisi bacak uyuşmasının geçmesini sağlar. Bacak uyuşması sinir üzerinde bir baskının olduğunun göstergesidir. Bu baskının ortadan kalkması o siniri rahatlatacağı için uyuşma geçer. Onun dışında bir takım vitamin eksiklikleri özellikle B12 vitamini eksikliği de bacakta uyuşma yaratabilir. Ayrıca şeker hastalığı da bacak uyuşmasının belirtilerinden biridir. Bacak uyuşması başladığında, kişi B12 vitamini almalı, eğer şekeri varsa bu şekerinin daha düşürülmesi için uğraşmalı eğer şekeri olup olmadığını bilmiyorsa da mutlaka şekerle ilgili bir tahlil yaptırmalıdır. Eğer bacak uyuşması zamanında giderilmezse sinirde kalıcı tahribat oluşturabilir. Ondan sonra bu baskı kaldırılsa bile bu uyuşma hiçbir zaman geçmez ve ömür boyu bizi rahatsız etmeye başlar. Onun için esas olan, uyuşma başladığında neden olduğunun tespiti ve bunun tedavisidir.

Bacağımızda uyuşmayla beraber güç kaybı da hissedersek bunu çok ciddiye almak ve mutlaka ilk fırsatta bir beyin cerrahına gitmek gereklidir. Güç kaybı çok çok önemlidir. Zamanında tedavi edilmezse bacakta kalıcı tahribata yol açabilir. Yapılacak olan şey; bir beyin cerrahına gidip MR çektirmektir. MR’la bu uyuşmanın ve güç kaybının sebebini çok rahatlıkla görebiliriz. Güç kaybı genellikle bu sinire olan bası nedeniyle oluşmaktadır. Bu bir bel fıtığı, bel kayması yada omurilikteki kanal darlığı nedeniyle olabilir. Eğer böyle bir bası varsa da bu basının bir şekilde ortadan kaldırılması gerekmektedir. Güç kaybı hissediyorsak, özellikle topuklarımızın üzerinde veya parmak uçlarında yürüyemiyorsak o zaman hiç vakit kaybetmeden doktora gidilmesi gerekir. Bazen bir iki günlük geç kalmalar bile bacaktaki sinirlerde kalıcı tahribata yol açabilir ve bu tahribatlarda ayakta düşüklük dediğimiz ayak bileği felcine yol açabilir. Ondan sonra kişi ameliyat olsa bile maalesef tam düzelme hiçbir zaman olmaz. Onun için esas olan geç kalmadan bu işte uzman bir doktora başvurmaktır.

Bacaktaki uyuşmalar en sık bel fıtığı, bel kayması ve omur ilik kanal darlığında olur. Eğer bu tip hastalıklar sadece uyuşma yaratıyorsa o zaman bası çok ileri düzeyde değil demektir ama bunun yanında ağrı ve güç kaybı da varsa o zaman mutlaka ameliyat gerekir. Sadece uyuşukluk varsa ilk yapılacak şey kasların gevşemesini, onların daha iyi kanlanmasını sağlayıcı bir takım tedaviler uygulamaktır. Bu gibi tedaviler hem kan akışını arttıracağı hem de kasları gevşeteceği için sinir üzerindeki basıyı hafifletir. Hafifleyince de orda ki uyuşukluk geriye doğru gidebilir. İlk uyuşmalar başladığında yapılacak olan ameliyatsız tedavilerdir ama bu uyuşma beraberinde ağrı ve güç kaybını da getiriyorsa o zaman ameliyat gereklidir.

Beden Sağlığı

Cilt Güzelleştirme Google

Kremler tonikler derken cildimizi güzelleştirmek biraz cebimizi yakıyor ama cildiniz için faydalı bitki çayları da mevcut repertuarımızda :) Onlardan birini sunmak istiyorum siz değerli Maranki.NET takipçilerine buyrun;

Cilt güzelleştiren kuşburnu çayı tarifi ;

GEREKLİ MALZEMELER ;

* 500gr. kuşburnu : Kuşburnu kanı temizler,cilde iyi gelir.
* 100gr.kakule : Kakulenin afrodizyak etkisi vardır,cilt için oldukça faydalıdır, sakinleştirici özelliği vardır.
* 100gr.hünnap Yazıyı okumaya devam edin »

Polifenol Maddeleriyle Cilt Bakımı Google

Polifenol tüm bitkilerin genel yapısında bulunan ve tedavi edici özelliği olan maddelerdir. Bütün bitkilerin içerisinde ortalama olarak %1 ile %4 oranında bulunurlar. Bunların en büyük özellikleri antiviral, antibakteriyal, antioksidan, kolejen sentezini uyarıcı, kepeğe karşı koruyan ve bazı hemoroidlerde tedavi özelliği olan maddelerdir. Egzama gibi kepeklenme ve saç dökülmeleri gibi rahatsızlıklarda tedavisi klinikler tarafından onaylanmış maddelerdir. Kolejen sentezini hızlı bir şekilde arttırarak hem yaranın iyileşmesini hem de vücuttaki bir takım görsel bölgelerimizdeki daha canlı daha parlak daha nemli bir cilt oluşmasını sağlamaktadır. Orta Çağ’dan beri bilinen ve doğal olarak hiçbir yan etkisi bulunmayan maddelerdir ve tedavilerde çok kullanılır. Doğal tüketim yoluyla veya besinlerle alınan çok miktarda polifenol bulunmaktadır. Yediğimiz ve kullandığımız bütün bitkilerde en az %1 oranında polifenol bulunmaktadır. Bundan dolayı da hiçbir yan etkisi ve zararı yoktur.

Kıl batıkları bildiğimiz gibi özellikle traş ve ağdadan sonra oluşan bir hastalıktır. Polifenol maddelerin içerdiği minerallerden dolayı bölgeye sürülen polifenollü kremler o bölgedeki batıkların dışarıya doğru açılmasını sağlayacaktır. Bu bölgede kolejen aktive ederek o bölgeyi tamir etmektedirler ve ordaki mevcut mikropları öldürücü etkilerinden dolayıda hijyenik bir ortam sağlayacaktır. Kullanımları çok kolaydır. Özellikle geceleri yatarken fındık büyüklüğündeki polifenol içeren kreminizden batık olan bölgeye sürüp üzerini steril gazlı bezle kapatıp, sabah ılık bir suyla yıkadığınızda, bu sorunlarınızdan çok hızlı bir şekilde kurtulabilirisiniz. Özellikle 1 ile 5 uygulama tedavi için yeterli olacaktır. Bazı bünyelerde tedavi daha fazla uygulanabilir, herhangi bir sakıncası yoktur.

Cilt, zaman içerisinde hücre yenilenmesinin azalması, hücre yapımının azalması ve içinde bulunduğumuz ortamdan dolayı çok kolay etkilenebilir. Buna bağlı; biriken sivilcelerden tutunda o bölgenin mat ve çok donuk görünmesine kadar bir sürü tehlike yaratabilir. Polifenollü içeriklerin en büyük özellikleri hidrasyon sağlamasıdır yani nemin sağlanmasıdır. Bunu çok iyi bir şekilde hücreler arasındaki iyot transferini yaparak ve hasarlı bölgeye uygulandığında etrafından su çekip hücrenin yenilenmesini ayrıca cildimize renk veren hücrelerin cildimizin renginde olmasını sağlarlar. Özellikle cildin yüzey kırışıklıklarında polifenol bileşikler, kolejen aktive ederek hücre yapımını sağlarlar, daha canlı ve daha kolejen bakımından zengin bir cilt oluşmasını sağlarlar. Kırışıklara ciddi manada iyi gelen bir yöntemdir bu. Botoks etkisi vardır da denebilir. Detoks etkilerinden dolayı da vücuttaki meydana gelmiş serbest radikallerin vücuttan atılmasını etkilemektedir. Hücreler arasındaki iletişimi çok ciddi manada sağlarlar. Bunun için kullanılan polifenol özellikli göz altı kremi, bakım kremi, gündüz gece bakım kremleri, nemlendirici cilt bakımı kremleri çok miktarda kullanılmaktadır ve istediğimiz sonuçları da çok kolay elde etmemizi sağlamaktadır. Cilt bakımı yaparken özellikle polifenollü siyah maskeden sonra bir iki saat sonra polifenollü göz altı kremi, yenileyici yüz bakım kremi, nemlendirici el kremi, nemlendirici yüz kremi ve nemlendirici gündüz gece kremi olmak üzere kremleri çok rahat ve güvenilir bir şekilde kullanabilirsiniz.

Çatlaklar, özellikle hamilelik döneminde ve hızlı kilo alıp vermelerde cildin üst tabakasında başlayarak bir yırtılma gibi ve normal cilt renginden farklılık gösteren özelliklede morumsu bir renk alan, bölgedeki kan dolaşımının bozulduğu bir durumdur. Görsel olarak da kişileri rahatsız eden sıkıntılı bir görüntüdür. Polifenol içeren kremlerin bu bölgede yaptığı en büyük onarım bölgedeki mevcut bozulmuş olan mikrosilkülasyonu uyararak bölgenin oksijenlenmesini ve kanlanmasını arttırmaktır. Doğal olarak orda ki hem görüntü ve renk olarak cildimizin kendi rengini geri verecektir ayrıca kolejeni aktive ederek yırtığın hem görüntüsü masumlaşacaktır hem de tedaviye çok ciddi destek olacaktır. Polifenol içeren çatlak kremlerini uygulamak çok kolaydır. Özellikle gece yatarken, yatmadan önce kremi uygun bir şekilde yedirip üzerini streçleyerek sabaha kadar kalmasını sağlayıp daha sonra sabah ılık bir duşla yıkayabiliriz. Etkileri çok iyi olacaktır, bu bölge çok rahatlayacaktır.

Estetik Diş Hekimliği Google

Dişlerimizdeki şekil bozukluklarının değiştirilmesi için yaş sınırlaması yoktur; küçük yaşlarda ortodontik tedavi ile bu işlemler yapılabilmekte olduğu gibi aynı zamanda ortodonti günümüzde erişkinlere uygulanabilmektedir. Ortodonti uygulanamayacak vakalarda ise dişlerdeki şekil bozukluklarının düzeltilmesi için protatik işlemlere başvurulmaktadır. Protezler olarak da lamina adı verilen sadece dişlerin ön yüzeyine yapıştırılan porselen yapraklar uygulanabilmektedir. Aynı zamanda dişlerin tam olarak kaplanabildiği malzemelerle diş kaplamaları da yapılabilmektedir. Diş kaplamalarında estetik diş hekimliğinde son dönemlerde cat-camp teknolojisi yani bilgisayarlı freeze teknoloji ise zirkoryum malzemesi kullanılarak çok estetik sonuçlar veren ve dokular ile uyumu oldukça yüksek olan malzemeler kullanılmaktadır. Günümüzde estetik uygulamalara sahip olabilmek için bilgisayar teknolojisi ve doku dostu olan malzemeler kullanılarak protetik işlemler yapılabilmekte ve erişkinlerde de ortodontik tedaviler uygulanabilmektedir.

Estetik diş hekimliği ortodonti, protez, diş eti hastalıkları cerrahisi gibi dalların ortaklaşa olarak ilgilendiği ve estetik bakış açısı altında çözüm aradıkları bir tedavi konseptini ifade etmektedir. Estetik diş hekimliğinin başlıca ilgilendiği alana görüş tasarımı adı verilmektedir. Görüş tasarımı, bir kişinin güldüğü andaki ifadesini estetik kurallar çerçevesinde eğer bir takım aksaklıklar var ise bunların düzeltilmesi anlamındaki bir tedavi biçimidir ve çok vakada görülmektedir.

Estetik diş hekimliği uygulamalarından her yaş grubundaki bireyler faydalanabilir. Ancak çocuklarda yapılacak uygulamalar sınırlı olmalıdır. Fakat çocuklarda dahi onların estetiğini düzeltmeye, yükseltmeye yönelik uygulamalar yapılabilir. Örneğin; çocuklarda oluşan diş taşlarının temizlenmesi, ön bölgelerde diş renginde dolguların kullanılması gibi basit yöntemler çocuklarda da uygulanabilmektedir. Ancak diş beyazlatma gibi işlemler için büyüme çağının bitmesini beklemekte fayda vardır. Yine benzer şekilde lamina uygulamaları veya krom köprü uygulamaları yani dişlerin kaplanmasını gerektiren işlemler olduğu zaman çocukların büyüme çağını bitirmesinde yarar vardır. Dişlerde bulunan çarpışıklıklar veya iskeletsel olarak çenelerin birbirleriyle olan ilişkisindeki bozuklukların giderilmesinde erken müdahale yani tedavinin çocuklukta başlamasının faydası vardır. Zira büyüme gelişme döneminde ortodontik tedavi daha hızlı netice vermektedir. Ancak erişkinlerde de günümüzde ortodontik tedavi uygulanabilmektedir. Estetik diş hekimliğini uygulamalarına bakarsak yaş sınırlaması olarak büyüme çağındaki bireyler haricinde büyük çoğunluğa ve ileri yaşlardaki kimselere estetik diş hekimliği uygulamaları yapılabilmektedir.

Karın, Kalça ve Basen Eriten Diyet Google

Karın, Kalça ve Basen Eriten Diyet

Uzman diyetisyen doktorlardan Gürkan Kubilay’ ın önermiş olduğu kalça, karın ve basen eriten diyet programı hakkında detaylı bilgiyi bu yazımızı okuyarak öğrenebilirsiniz. Karın, kalça ve basen eriten diyetin sağlıklı bir şekilde zayıflamak isteyen ziyaretçilerimize faydalı olacağını düşünüyoruz.

Doktor Gürkan Kubilay‘ın Karın, Kalça ve Basen Zayıflatan Diyet Programı:

Karın, kalça ve basen eriten diyet programında ilk gün nasıl beslenmek gerekiyor?

  • Süt ya da meyve suyu ile karıştırılan mısır gevreği
  • 1 dilim kepek ekmeği
  • Örgü peyniri
  • 4-5 adet zeytin

Ara öğün

  • Yeşil elma

Öğlen

  • 2 dilim ıspanaklı börek
  • Turp, kırmızı soğan, marul, maydanoz ile yapılmış hafif bir salata
  • 1 dilim buğday ekmeği
  • 1 bardak domates suyu 

Ara öğün

  • 1 dilim ananas

Akşam

  • 2 Adet kırmızıbiber dolması
  • Çoban salatası
  • Bir dilim kepek ekmeği 

Gece

  • Yeşil çay 

Karın, kalça ve basen eriten diyet programında ikinci gün nasıl beslenmek gerekiyor?

Sabah

  • 1 Tatlı kaşığı ile bal ile karıştırılmış müsli
  • Greyfurt suyu
  • Örgü peyniri

Ara Öğün

  • Bir avuç fındık

Öğle

  • Bir orta boy ızgara olarak yapılmış lüfer
  • Salata

Ara Öğün

  • Bir avuç çeviz

Akşam

  • 3-4 Adet beyaz lahana sarması
  • 1 tatlı kaşığı Kanola yağıyla yapılmış soğan ve domatesten yapılan çoban salatası

Gece

  • 1 Bardak muzlu süt

Ender Saraç’tan İştah Kesen Formüller Google

Ender Saraç’tan İştah Kesen Bitkisel Formüller

Ender Saraç diyet konusu ele alındığında akla gelen ilk isimler arasında yer alan ünlü bir diyet uzmanı. Saraç’a göre insanların kilo almalarının en önemli sebebi olan iştahı kesmenin yolu bitkisel formülleri kullanmaktan geçiyor.

Şişmanlığın en önemli nedeni kişinin aşırı iştahlı olmasıdır. Bu tür kişilerde diyetin her zaman işe yaramadığını da belirtmek gerekiyor. Diyet için öncelikle yemek yemeyi insanın zevk aldığı bir etkinlik haline getirmemek gerekiyor.

Sindirim sisteminin yeterince iyi çalışmadığı durumlarda kişi doymadığı için iştahı sürekli açık olacaktır. Bu nedenle ilk olarak sindirim sistemini düzenleyici çalışmalar yapılmalıdır.

Diyet programında işin püf noktası, kişinin az yemek yemesi değil; doğru beslenmesidir. Bu amaç doğrultusunda hormon ihtiva eden gıdalardan uzak durularak, besleyici özellikleri yüksek olan organik gıdalar tercih edilmelidir. Vücudun ihtiyacı olan vitamin, mineral ve besinleri alması kişinin iştahını da normal seviyelere getirecektir.

Dr. Ender Saraç’ın İştahı Azaltmak ve Kesmek İçin Uyguladığı Bitkisel Tedaviler

Bazı bitkilerin kokuları iştahın azalmasına yardımcı olur: Nane, yeşil elma ve zerdeçal gibi bitkiler günde 20 ila 30 kez koklandığında sinir sistemine iştahı azaltıcı bir sinyal gönderiyor. Bitkileri koklamak az da olsa iştahınızın azalmasına yardımcı olabilir.

Bazı bitkisel çaylar iştahın azalmasına yardımcı olur: Mate çayı ve benzeri acımsı tada sahip olan bitkisel çaylar da iştahın azalmasını sağlıyor. Bu tür çayları içerken şekersiz içmeniz gerekiyor. Aksi takdirde bitkisel çaylar iştahı azaltma etkisini göstermeyecektir.

İştahı azaltan diğer gıdalar: Bazı yeşil yapraklı sebzeler (karalahana, tere, madımak, ıspanak ,roka) mideye tokluk hissi veren diğer gıdalardır.

Vücudunuz protein ihtiyacını gerek duyulan miktarlarda aldığında açlık hissi daha düşük olur. Yumurta, tavuk, süt, yoğurt  ve balık eti gibi besinlerde bol miktarda protein bulunur. Proteinli besinleri sık sık tüketerek açlık hissininizi azaltabilir ve engelleyebilirsiniz.

İştah Kesen Buzlu Çay :

  • 1,5 litre su
  • Yarım tatlı kaşığı yasemen çayı
  • 1 tatlı kaşığı yeşil çay
  • 1 tutam ıhlamur
  • 1 tatlı kaşığı mate çayı

Bitkileri bir çaydanlığın içine koyun ve bir süre kaynatın. Kaynama işleminin tamamlanması ile 4 dakika demlendirin. Demleme işlemi bittikten sonra süzün. Biraz ılık hale gelmesini bekleyin ve içerisine çok az miktarda bal ekleyin. Soğuduktan sonra ise, içi buz dolu bir kaba (termosa) boşaltın. En son olarak çayın üzerine taze kıyılmış nane yapraklarını ekleyin. Yemeklerden yaklaşık 10-15 dakika önce soğuk çayınızı için. Buzlu bitki çayı sayesinde, iştahınızda gözle görülür boyutlarda azalma söz konusu olacaktır.

Porselen Makyaj Google

Yazın gelmesiyle birlikte akşam gezmeleri ve arkadaş toplantıları çoğaldı ve bayanların makyaj yapmak için daha fazla nedeni oldu. Bu yazımızda 2011 yazının yeni düğün makyajı trendi olan porselen makyajın inceliklerini ve nasıl yapıldığını detaylı olarak bulabilirsiniz.

Bu makyaj tekniğini uygularken önem göstermeniz gereken birkaç husus bulunmaktadır. Bunlardan ilki kullandığınız pudra ve fondötenin cilt renginizle aynı tonda olması ve sürdüğünüzde sırıtmamasıdır. Bu iki kozmetik ürününü kullandıktan sonra eğer yüzde doğal bir şekilde gözükmüyorsa porselen makyaj çok güzel görünmemekle birlikte kalıcılığını kaybeder. Makyaja başlamadan önce şeffaf pudra yardımıyla cildinizdeki kusurları ve pürüzlü alanları düzeltin ve üzerine kapatıcı uygulayın. Bu işlemin ardından yüzünüzde parlak görülmesini istediğiniz alanları göz kararı belirleyin. Gece uygulanan makyaj türlerinde ışık elmacık kemiğinin bulunduğu alanda toplanırken gelin makyajında ise seçilmiş olan gelinliğe göre değişiklik gösterebilir.

Saçınızın yüzünüzde oluşturacağı gölgelerle beraber makyajınızın ışığı kaybolabilir veya gelinliğiniz çok sade olduğu halde yüzünüz abartalı derecede parlayabilir. Bu sebepten ötürü daha önceden gelinlik provalarınıza duvakla birlikte gidip o sırada yüzünüzün fotoğrafını çekip, bu fotoğrafı makyözünüze vermeniz sizin yararınıza olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken güneş ışığıyla yapay ışık arasında fark olduğudur. Eğer düğününüz güneş altındaysa uygulanacak makyajda yüzünüzde birebir güneş ışığı gelen bir alanda yapılması gerekir.