<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şifalı Bitkiler Sitesi</title>
	<atom:link href="http://www.maranki.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.maranki.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Dec 2011 22:42:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>zencefilli tavuk çorbası</title>
		<link>http://www.maranki.net/zencefilli-tavuk-corbasi/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/zencefilli-tavuk-corbasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 21:03:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Maranki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şifalı Bitki Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı yemekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4770</guid>
		<description><![CDATA[içerik girilmektedir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>içerik girilmektedir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/zencefilli-tavuk-corbasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ada Soğanı</title>
		<link>http://www.maranki.net/ada-sogani/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/ada-sogani/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jul 2011 19:09:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yigit1907</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ada Soğanı bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ada Soğanı neye iyi gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Ada Soğanı zehirli midir]]></category>
		<category><![CDATA[Ada Soğanının faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ada Soğanının yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4594</guid>
		<description><![CDATA[Ada soğanı, Latince ismi Urginea Maritima olan uzun şeritleri ve yaprakları olan yaklaşık 1-1.5 metre boyundaki bir şifalı bitki türüdür. Genellikle kumlu topraklarda sık olarak görülen bitki zehirlidir. İçerdiği etken maddeleri ise asit, tanen, saponin, müsilaj ve çeşitli glikozitlerdir. Bitki zambakfiller familyasından gelmektedir. Bitki aynı zamanda demir soğanı olarakta bilinmektedir. Ona bu lakabı taktıran özelliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ada soğanı, Latince ismi Urginea Maritima olan uzun şeritleri ve yaprakları olan yaklaşık 1-1.5 metre boyundaki bir şifalı bitki türüdür. Genellikle kumlu topraklarda sık olarak görülen bitki zehirlidir. İçerdiği etken maddeleri ise asit, tanen, saponin, müsilaj ve çeşitli glikozitlerdir. Bitki zambakfiller familyasından gelmektedir. Bitki aynı zamanda demir soğanı olarakta bilinmektedir. Ona bu lakabı taktıran özelliği de ateşi kesmesi ve güçlü bir yakıcı olma özelliği bulunmasıdır. Bitki kurutulmadan kullanıldığı taktirde zehirlenmelere ve şiddetli mide bulantılarına neden olabilmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Ada Soğanının Faydaları Nelerdir?</strong></span><br />
Ada soğanının özellikle vücuttaki yaralara karşı oldukça faydası bulunmaktadır. Bitkinin iltihap yok edici özelliği bulunmaktadır. Ayrıca pis kanı ve bu kan içerisinde bulunan çeşitli zararlı maddeleri dışarı çekme özelliği vardır. Genellikle ada soğanı bulunan sirke vücudun zinde olmasını sağlar ve gündelik hayatta kişiye güç verir.</p>
<p>Ada soğanı tüm bu özelliklerinin yanı sıra kuvvetli bir idrar söktürücüdür. İdrar zorluğuna iyi geldiği gibi bayanların korkulu rüyası olan regl ağrılarını da hafifletici etkiye sahiptir. Bu konuda ada çayından üretilmiş olan sirke ve şurup aynı etkiyi her iki şekilde de gösterecektir.</p>
<p><strong><em>Ada Soğanının Cilde Faydası :</em></strong> Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş siğilin üzerine direk olarak sürüldüğünde siğili kurutucu özelliği bulunmaktadır. Zeytinyağı ve çam sakızı ile birlikte oluşturulan karışım tüy çıkarıcı özelliğe sahiptir. Bu karışımı yaptıktan sonra saç dökülmesi olan yerlere sürerek oradaki saç köklerine bakım gerçekleştirebilirsiniz. Tüm bu onaylanmış faydalarının yanı sıra birde söylenti olarak kulaktan kulağa yayılan bir faydası daha bulunmaktadır. O da, dalak şişkinliği bulunan bir kişinin kırk gün boyunca bitkinin suyunu içtiği taktirde dalağının normale dönmesidir. Ama bunun söylenti olduğu unutulmamalıdır ve bu hastalıktan şikayetçi olan kişilerin mutlaka doktor tedavisinin yanında bunu ekstra olarak uygulaması tavsiye edilir. Ada soğanının cilt tabakasında bulunan yaralara faydası bulunmaktadır ama organlar üzerinde bulunan açık yaralara yararı olmadığı gibi yaraları açıcı ve azdırıcı özelliği olduğundan son derece dikkat edilmelidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>DİKKAT : Ada soğanı kurutulmadan önce acı ve zehirli olduğu için taze haldeyken kesinlikle kullanılmaz. Özellikle sonbahar mevsiminde toplanan bitkinin orta bölümü dilim dilim hale getirilerek kurutulur. Kurutulan bitkiler ardından sahanda dövülerek toz haline getirilir. Toz haline gelen bitki de her gün çay kaşığının çok az bir bölümü kadar ölçekle suya karıştırılarak tüketilir.</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/ada-sogani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adamotu</title>
		<link>http://www.maranki.net/adamotu-2/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/adamotu-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jul 2011 11:15:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yigit1907</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Adamotu bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Adamotunun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Adamotunun yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4589</guid>
		<description><![CDATA[Latince ismi Mandragora Officinarum olan adamotu, mavi ve mor tonlarında çiçeklere sahip, rozet şeklinde geniş yaprakları olan, kokusu çok kötü olan ve genellikle mide bulandıran çok senelik otsu bir şifalı bitki türüdür. Kökleri insan şeklini andırdığı için ismini buradan almıştır. Çok zehirli bir bitki türüdür. Adamotunun Yararları : Adamotunun temel özelliği uyuşturucu etki sağladığı için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Latince ismi Mandragora Officinarum olan adamotu, mavi ve mor tonlarında çiçeklere sahip, rozet şeklinde geniş yaprakları olan, kokusu çok kötü olan ve genellikle mide bulandıran çok senelik otsu bir şifalı bitki türüdür. Kökleri insan şeklini andırdığı için ismini buradan almıştır. Çok zehirli bir bitki türüdür.</p>
<p><span><b>Adamotunun Yararları :</b></span> Adamotunun temel özelliği uyuşturucu etki sağladığı için ağrı kesici olarak kullanılan ilaçlarda yer almasıdır. Bunun yanında kişilerde cinsel performansı arttırır. Kişilerde meydana gelen ağrıları azaltıcı özelliği sayesinde ağrıları dindirmede etkili olmasının dışında kişinin üzerindeki bitkinliği atmasında ve spazmları çözmede oldukça faydalıdır.</p>
<p><span><b>Adamotunun Kullanımı :</b></span> Bitkinin kökleri kurutulduktan sonra toz haline getirilir. Bu toz haline getirilmiş kökleri rahatlıkla pazarlarda ve aktarlarda bulabilirsiniz. Tozlardan merhem oluşturarak egzama hastalığına yan tedavi olarak veya ağrı kesici ve antideprasan özelliği için çayı demlenerek dahili şekilde kullanılabilir. Bitki zehirli olduğu için kullanmadan önce mutlaka detaylı bilgi almak ve kullanırken de dikkatli olmak gerekir. Genellikle zehirlenme meydana geldiğinde huzursuzluk, hayal görme, bulantı, yüzde veya kollarda kırmızı noktalar ve ağızda kuruluk gibi belirtileri olmaktadır. Bunlar temel belirtileri olup eğer tedavi edilmediği taktirde nefes tıkanıklığına ve buna paralel olarak ölüme kadar neden olabilmektedir. Bu sebepten ötürü kullanılacağı taktirde profesyonel bir hekim kontrolünde kullanılmalı ve herhangi bir zehirlenme etkisi görüldüğü taktirde hemen ara verilmelidir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/adamotu-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adaçayı</title>
		<link>http://www.maranki.net/adacayi-2/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/adacayi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jul 2011 11:35:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yigit1907</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[adaçayının faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[adaçayının yararları]]></category>
		<category><![CDATA[adaçayının zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4585</guid>
		<description><![CDATA[Latince ismi Salvia olan adaçayı diş otu ve meryemiye olarak da bilinmektedir. Lamiaceae familyasına ait olan bitki özellikle Avrupa&#8217;da çok yaygın olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde de adaçayı yaygın olarak bilinmekte ve içilmektedir. Bitkinin boyu yaklaşık olarak otuz cm ile yetmiş cm arasında değişmektedir. Bitkinin çiçekleri mor tonlarında olup halka görünümündedir. Simetrik olarak yetişen yaprakları ise gümüş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Latince ismi Salvia olan adaçayı diş otu ve meryemiye olarak da bilinmektedir. Lamiaceae familyasına ait olan bitki özellikle Avrupa&#8217;da çok yaygın olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde de adaçayı yaygın olarak bilinmekte ve içilmektedir. Bitkinin boyu yaklaşık olarak otuz cm ile yetmiş cm arasında değişmektedir. Bitkinin çiçekleri mor tonlarında olup halka görünümündedir. Simetrik olarak yetişen yaprakları ise gümüş rengindedir ve güneş altında parlayarak ıtırlı bir koku yayarlar. Adaçayı bitkisi çok güneş istediği için kış mevsiminde üzerinin özellikle çam dalları ile kaplanması çürümesini ve don olaylarından korunmasını sağlayacaktır. Adaçayının bir çok faydası bulunmaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Adaçayı&#8217;nın Faydaları Nelerdir?</strong></span><br />
- Vücudu güçlendirici özelliğe sahip olduğu için özellikle hastalıklardan sonra veya yorgunluk durumundan sonra içilmesi güçsüzlük durumunu ortadan kaldırır.<br />
- Antibakteriyal ve antiseptik özelliğe sahiptir.<br />
- En çok kullanıldığı hastalıklar; bademcik iltihabı, boğazda ağrı ve yutkunma, aşırı derecede terleme ve hazımsızlık durumlarıdır.<br />
- 1920 senesinden itibaren Amerika&#8217;da yapılan araştırmalar neticesinde tıbbi onay alarak boğaz ağrısını ve dişeti yaralarını geçirmekte etkili olduğu kanıtlanmıştır.<br />
- Adaçayı bulunan boğaz spreylerinin boğaz ağrılarını tedavi ettiği bilinmektedir.<br />
- İçerdiği cineol isimli madde sayesinde öksürüğü engelleyici bir özelliğe sahiptir. Ayrıca mevcut olan öksürük rahatsızlığına da iyi geldiği bilinmektedir.<br />
- Anti-Hydrotic özelliği bulunduğu için özellikle gece terlemelerine karşı oldukça etkilidir. Avrupa&#8217;da adaçayından çeşitli terlemeyi engelleyen ilaçlar üretilmektedir.<br />
- İngiltere&#8217;de gerçekleştirilen çeşitli araştırmalar neticesinde adaçayının beyne de iyi geldiği ve hafızayı güçlendirdiği ortaya çıkmıştır. İlerleyen yaşlarda unutkanlık olarak bilinen Alzheimer rahatsızlığının neticesinde yok olan beyin hücrelerini koruduğu da bilinmektedir.<br />
- Adaçayının içerisinde östrojen maddesi bulunduğu için özellikle menopoz dönemindeki bayanlar içinde faydalıdır. Menopoz döneminde meydana gelen şikayetleri minumum seviyeye çektiği bilimsel araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır.<br />
- Adaçayının aç karna içildiği zaman kan şekerini düşürdüğü de bilinmektedir.<br />
- Adaçayı aynı zamanda dişler içinde oldukça faydalıdır. Dişleri kuvvetlendirici ve parlaklık sağlayıcı özelliği bulunmaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Adaçayı&#8217;nın Zararları Nelerdir?</strong></span><br />
- Sürekli ve fazla miktarda kullanılmamalıdır.<br />
- Mide veya on iki parmak bağırsaklarında meydana gelen ülser rahatsızlığında, hepatit ve gastrit hastalıklarında içerisinde uçucu yağ bulunan bitkilerin hiçbirisi kullanılmamalıdır. Buna adaçayı da dahildir.<br />
- Hamile bayanlar kullanmamalıdır. İçerisinde düşük yapmaya neden olabilecek çeşitli maddeler bulunduğu için anne adayları adaçayı tüketmemelidirler.<br />
- Anne sütünün vücut içerisinde yoğunluğunu azaltıcı etkisi olduğu için bebek emziren anneler adaçayından uzak durmalıdırlar.<br />
- Küçük çocuklara içirilmemesi tavsiye edilmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Adaçayı&#8217;nın Kullanım Şekilleri</strong></span><br />
<strong><em>Çay Olarak Tüketmek :</em></strong> Bir tatlı kaşığı adaçayı yaprağı bir bardak kaynar suyun içerisine konularak haşlanır ve ağzı kapalı olarak on beş dakika süreyle demlenmesi beklenir. Demlenen çay süzüldükten sonra gün içerisinde iki üç bardak olarak tüketilir. Kurutulmuş adaçayının dışında taze olarak kullanılacak adaçayında demleme süresi beş dakikadır.</p>
<p><em><strong>Gargara ve Çalkalama :</strong></em> Bu yöntem diş sağlığı ve beyazlatmada etkilidir. 3 Kaşık adaçayı yaprağı 2 bardak normal suyun içerisine konarak kaynatılmak üzere ocağın üzerine konur. Su kaynamaya başladığı zaman ateşten alınarak on beş dakika süreyle demlendirilir. Demlenen çay süzüldükten sonra gün içerisinde beş on kere gargara yapılarak tükürülür.</p>
<p><em><strong>Oturma Banyosu :</strong></em> İki avuç adaçayı yaprağı iki bardak suyun içerisinde bir gece bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır ve beş on dakika demlenmesi beklenir. Demlenen çay süzülerek banyo yapılacak suyun içerisine katılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/adacayi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Acı Çiğdem</title>
		<link>http://www.maranki.net/aci-cigdem-2/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/aci-cigdem-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jul 2011 17:47:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yigit1907</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Acı Çiğdem bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Acı Çiğdem faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Acı Çiğdem yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4583</guid>
		<description><![CDATA[Acı çiğdem bitkisi mor ve pembe renk tonlarına hakim çiçekleri olan genellikle on ila otuz cm arasında boyu olan otsu ve çok zehirli bir şifalı bitki türüdür. Bitkinin içerisinde bulunan zehirli maddeler ve bileşikler küçük çocuklardan uzak tutulmalıdır. Çünkü çocuklar için öldürücü etkiye kadar varan etkileri görülebilir. Acı Çiğdem Bitkisinin Faydaları Bitkinin zehirli olmasının yanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Acı çiğdem bitkisi mor ve pembe renk tonlarına hakim çiçekleri olan genellikle on ila otuz cm arasında boyu olan otsu ve çok zehirli bir şifalı bitki türüdür. Bitkinin içerisinde bulunan zehirli maddeler ve bileşikler küçük çocuklardan uzak tutulmalıdır. Çünkü çocuklar için öldürücü etkiye kadar varan etkileri görülebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><em><strong>Acı Çiğdem Bitkisinin Faydaları</strong></em></span><br />
Bitkinin zehirli olmasının yanı sıra birçok tıbbi faydası bulunmaktadır. Özellikle doğru dozlarda alındığında romatizma ve nikris hastalıklarını tedavi edici özelliğe sahiptir. Bu hastalıklar yüzünden meydana gelen sızlamaların da azalmasına yardımcı olur. Ayrıca bayanlarda sık görülen kabızlığa yardımcı ve idrarı arttırıcı özelliğe sahiptir. Bu bitkinin zehirli olduğu unutulmamalıdır ve her zaman bu işin eğitimini görmüş bir kişi tarafından kontrol altında tüketilmelidir. Eğer beklenmedik bir yan etkisi olduğu taktirde mutlaka kullanılmamalı ve doktora gidilmelidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><em><strong>Acı Çiğdem&#8217;in Kullanımı</strong></em></span><br />
Acı çiğdem bitkisinin tohumlarından ve yumrularından faydalanılmaktadır. Dahilen olarak kullanıldığında böbrekleri etkileyerek idrar arttırıcı özellik göstermektedir. Bitki zehirli olduğu için üst üste kullanımından uzak durulmalı ve aralıklarla az dozlarda kullanılmalıdır. Bitkinin tohumu, sarımsak ile birlikte dövülüp merhem kıvamına geldiğinde romatizma olan bölgeye sürülüp üzerine streç sargı yapılırsa oradaki ağrıları azaltır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000"><span style="text-decoration: underline">Dikkat:</span></span> Bitki zehirli olduğundan dolayı öngörülmeyen bir tepki oluştuğunu hissettiğiniz taktirde mutlaka kullanmayı bırakın. Genellikle meydana gelen belirtiler; şiddetli mide bulantısı, kanla karışık ishal, burun kanaması ve saç dökülmesidir. Uzun süre ara verilmeden kullanıldığında vücut içerisindeki B12 vitamininin salgılanmasını engelleyebileceği için kansızlığa neden olma riski vardır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/aci-cigdem-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Acı Bakla</title>
		<link>http://www.maranki.net/aci-bakla/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/aci-bakla/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 14:08:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yigit1907</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[acı bakla]]></category>
		<category><![CDATA[acı baklanın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[acı baklanın yararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakla]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4581</guid>
		<description><![CDATA[Acı bakla, baklagiller grubuna ait bir şifalı bitki türüdür. Baş bölümü yassı ve orta bölümü oyuk bir şekli vardır. Tadı acı olduğundan dolayı da acı bakla ismini almıştır. Genellikle tüm dünyada ılıman bölgelerde kolaylıkla bahçelerde ve bostanlarda yetiştirilebilen bir türdür. Halk arasında aldığı diğer isimler ise Yahudi baklası ve mısır baklasıdır. Bitkinin ısıtıcı ve kurutucu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Acı bakla, baklagiller grubuna ait bir şifalı bitki türüdür. Baş bölümü yassı ve orta bölümü oyuk bir şekli vardır. Tadı acı olduğundan dolayı da acı bakla ismini almıştır. Genellikle tüm dünyada ılıman bölgelerde kolaylıkla bahçelerde ve bostanlarda yetiştirilebilen bir türdür. Halk arasında aldığı diğer isimler ise Yahudi baklası ve mısır baklasıdır.</p>
<p>Bitkinin ısıtıcı ve kurutucu özelliği bulunup hazmı kolay değildir. Genellikle bir önceki günden ılık suyun içerisine konarak acı tadı gidene kadar bekletilip ondan sonra tüketilir. Bu süreyi kısaltmak için kaynatmakta bir çözüm yöntemidir. Gıda olarak tüketilmesi genellikle tavsiye edilmez çünkü içerisinde bulunan maddeler daha çok tedavi yöntemlerinde kullanılan şifalı maddelerdir. En kaliteli acı bakla bitkisinin görünüşü beyaz, büyük ve elinize aldığında ağır olanıdır. Aynı zamanda taze olarak tüketilmesine özen gösterilmelidir. Genellikle direk olarak tadından dolayı yenilemediği için bir süre sirke içerisinde bekletilerek yada yanında bal ile birlikte tüketilir. Bu şekilde yenildiğinde mide içerisinde bulunan bağırsak kurtlarını öldürür.</p>
<p>Bitkinin sadece kendisinden yararlanılmasının dışında suda kaynatıldığı zamanda geride kalan su ev içerisinde haşereleri, sinekleri ve böcekleri öldürmek içinde kullanılabilir. Aynı zamanda bu su yüze ve cilde sürüldüğünde, bezeleri ve sivilceleri tedavi edici özelliğe sahiptir. Genellikle uyuz ve alaca hastalıklarına yakalananlara bu tedavi yöntemi doktor tarafından tavsiye edilmektedir.</p>
<p>Acı baklanın bir başka faydası ise özellikle kadınlara yöneliktir. Adet dönemlerini ağrılı ve acılı geçiren bayanlar acı bakla tükettikleri taktirde biraz olsun ağrıları azalır. Bunun dışında kaynatılmış acı bakla suyu ağızdan içildiği taktirde vücut içerisinde bulunan cenini düşürür ve ölmüş ceninleri de vücuttan atılmasını sağlar. Acı bakladan üretilmiş ve aktarlarda kolaylıkla bulabileceğiniz acı bakla tozu ise sürüldüğü bölgeye botoks etkisi yaparak cildin temizlenmesine yardımcı olur. Cilt üzerinde daha önceden meydana gelmiş olan izleri ve yaraları da düzenli kullanıldığında yok eder.</p>
<p>Acı baklanın bir başka tedavisi ise çıbanlara yöneliktir. Bitkiden çıkartılan un, arpa unu ile birlikte karıştırıldığında ortaya çıkan karışım çıbanın üzerine sürüldüğünde zamanla çıbanı söndürür ve neden olduğu ağrıyı da azaltır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/aci-bakla/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Acı Ağaç</title>
		<link>http://www.maranki.net/aci-agac/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/aci-agac/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jul 2011 21:02:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yigit1907</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Acı Ağaç bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Acı Ağaç çayı]]></category>
		<category><![CDATA[Acı Ağaç faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Acı Ağaç yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4579</guid>
		<description><![CDATA[Latince ismi Quassie Amara olan acı ağaç bitkisi halk arasında acı odun, acı tahta ve acı yonga olarakta bilinmektedir. Bitki genellikle Orta ve Güney Amerika başta olmak üzere sıcak ülkelerde yetiştirilmektedir. Antil adası gelirinin büyük bir bölümünü bu bitkiyi dünyaya satarak kazanmaktadır. Bitkinin içerisinde rezin, uçucu yağ ve quassin maddeleri bulunmaktadır. Queassin maddesi acı olduğundan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Latince ismi Quassie Amara olan acı ağaç bitkisi halk arasında acı odun, acı tahta ve acı yonga olarakta bilinmektedir. Bitki genellikle Orta ve Güney Amerika başta olmak üzere sıcak ülkelerde yetiştirilmektedir. Antil adası gelirinin büyük bir bölümünü bu bitkiyi dünyaya satarak kazanmaktadır. Bitkinin içerisinde rezin, uçucu yağ ve quassin maddeleri bulunmaktadır. Queassin maddesi acı olduğundan dolayı bitkide bu ismi almıştır.</p>
<p>Acı ağaç bitkisi ufak bir tür olmakla beraber genellikle boyu en fazla on metreye kadar çıkabilmektedir. Bitkinin çiçekleri göz alıcı renklere sahiptir. Genellikle bu renkler kırmızı tonlardan beyaza doğru gitmektedir. Bitkinin meyveleri şifalı olarak insanlara yarar sağlarken, kabuğuda kaplama sanayisinde kullanılmaktadır.</p>
<p>Bitkinin tadının acı olması vücuttaki tükürük bezlerini harekete geçirerek tükürük salınımını arttırır. Bununla birlikte mide ve bağırsak hareketleri artacağından dolayı iştah açılır ve sindirim rahat bir şekilde yapılır. Acı ağaç bitkisi özellikle böbrek taşı rahatsızlığı bulunan hastalara tavsiye edilmektedir. Çünkü bitkinin bu taşları düşürmede çok etkili olduğu bilinmektedir. Bunun dışında kanın pıhtılaşmasına da katkıda bulunur. Çok ilginç bir yararı da alkole karşıdır. Alkolü bırakma terapilerinde kişideki alkol içme isteğini azalttığı düşünüldüğü için sık sık acı ağaç bitkisinden yararlanılmaktadır.</p>
<p>Bitkinin hazırlanışı oldukça kolaydır. Günde en fazla üç bardak içilebilen bu bitkiyi hazırlamak için 1 kaşık acı ağaç bitkisinin odunlarını suya atmak ve bu suyu 15-20 dakika boyunca kaynatmak yeterlidir. Hazırlanan çay ılık olarak içilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/aci-agac/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bacak Uyuşmaları</title>
		<link>http://www.maranki.net/bacak-uyusmalari/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/bacak-uyusmalari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Jul 2011 09:25:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yigit1907</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bacak uyuşması]]></category>
		<category><![CDATA[bacakta güç kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[bel fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[parmak ucunda ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[topukta ağrı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4575</guid>
		<description><![CDATA[Bacak uyuşmalarının neredeyse 3te2 si bel fıtığı nedeniyle oluşmaktadır. Disklerin arasından çıkan bir fıtık bacağı etkileyen sinirlere baskı yapar. Bu sinirlerinde en dış lifleri oradaki hissi veren liflerdir. Bunların baskı altında kalmasının sonucunda bacaklarımızda uyuşma hissederiz. Buradaki uyuşmayı ciddiye almak gerekir. Bu bel fıtığının bir habercisi olabilir. Eğer çok ilerlerse bacağımızda güç kaybı da hatta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bacak uyuşmalarının neredeyse 3te2 si bel fıtığı nedeniyle oluşmaktadır. Disklerin arasından çıkan bir fıtık bacağı etkileyen sinirlere baskı yapar. Bu sinirlerinde en dış lifleri oradaki hissi veren liflerdir. Bunların baskı altında kalmasının sonucunda bacaklarımızda uyuşma hissederiz. Buradaki uyuşmayı ciddiye almak gerekir. Bu bel fıtığının bir habercisi olabilir. Eğer çok ilerlerse bacağımızda güç kaybı da hatta geri dönüşümsüz bir takım hasarlarda oluşabilir. Uzun süreli bacak uyuşması hissedenlerin mutlaka bir bel MR&#8217;ı çektirip beyin cerrahına gözükmeleri gerekir. Eğer önlemini almazlar ise ileride bir bel fıtığı ameliyatına yada belde bir kaymaya sebep olabilirler.</p>
<p>Bacak uyuşmalarının el önemli nedenlerinden bir tanesi bel fıtığıdır. Bunun dışında omurgadaki kanal darlığı ve bel kayması da gene bacak uyuşmasına sebep olabilir. Bunların tedavisi bacak uyuşmasının geçmesini sağlar. Bacak uyuşması sinir üzerinde bir baskının olduğunun göstergesidir. Bu baskının ortadan kalkması o siniri rahatlatacağı için uyuşma geçer. Onun dışında bir takım vitamin eksiklikleri özellikle B12 vitamini eksikliği de bacakta uyuşma yaratabilir. Ayrıca şeker hastalığı da bacak uyuşmasının belirtilerinden biridir. Bacak uyuşması başladığında, kişi B12 vitamini almalı, eğer şekeri varsa bu şekerinin daha düşürülmesi için uğraşmalı eğer şekeri olup olmadığını bilmiyorsa da mutlaka şekerle ilgili bir tahlil yaptırmalıdır. Eğer bacak uyuşması zamanında giderilmezse sinirde kalıcı tahribat oluşturabilir. Ondan sonra bu baskı kaldırılsa bile bu uyuşma hiçbir zaman geçmez ve ömür boyu bizi rahatsız etmeye başlar. Onun için esas olan, uyuşma başladığında neden olduğunun tespiti ve bunun tedavisidir.</p>
<p>Bacağımızda uyuşmayla beraber güç kaybı da hissedersek bunu çok ciddiye almak ve mutlaka ilk fırsatta bir beyin cerrahına gitmek gereklidir. Güç kaybı çok çok önemlidir. Zamanında tedavi edilmezse bacakta kalıcı tahribata yol açabilir. Yapılacak olan şey; bir beyin cerrahına gidip MR çektirmektir. MR&#8217;la bu uyuşmanın ve güç kaybının sebebini çok rahatlıkla görebiliriz. Güç kaybı genellikle bu sinire olan bası nedeniyle oluşmaktadır. Bu bir bel fıtığı, bel kayması yada omurilikteki kanal darlığı nedeniyle olabilir. Eğer böyle bir bası varsa da bu basının bir şekilde ortadan kaldırılması gerekmektedir. Güç kaybı hissediyorsak, özellikle topuklarımızın üzerinde veya parmak uçlarında yürüyemiyorsak o zaman hiç vakit kaybetmeden doktora gidilmesi gerekir. Bazen bir iki günlük geç kalmalar bile bacaktaki sinirlerde kalıcı tahribata yol açabilir ve bu tahribatlarda ayakta düşüklük dediğimiz ayak bileği felcine yol açabilir. Ondan sonra kişi ameliyat olsa bile maalesef tam düzelme hiçbir zaman olmaz. Onun için esas olan geç kalmadan bu işte uzman bir doktora başvurmaktır.</p>
<p>Bacaktaki uyuşmalar en sık bel fıtığı, bel kayması ve omur ilik kanal darlığında olur. Eğer bu tip hastalıklar sadece uyuşma yaratıyorsa o zaman bası çok ileri düzeyde değil demektir ama bunun yanında ağrı ve güç kaybı da varsa o zaman mutlaka ameliyat gerekir. Sadece uyuşukluk varsa ilk yapılacak şey kasların gevşemesini, onların daha iyi kanlanmasını sağlayıcı bir takım tedaviler uygulamaktır. Bu gibi tedaviler hem kan akışını arttıracağı hem de kasları gevşeteceği için sinir üzerindeki basıyı hafifletir. Hafifleyince de orda ki uyuşukluk geriye doğru gidebilir. İlk uyuşmalar başladığında yapılacak olan ameliyatsız tedavilerdir ama bu uyuşma beraberinde ağrı ve güç kaybını da getiriyorsa o zaman ameliyat gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/bacak-uyusmalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bel Ağrısı</title>
		<link>http://www.maranki.net/bel-agrisi/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/bel-agrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jul 2011 09:54:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yigit1907</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[bel ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[bel neden ağrır]]></category>
		<category><![CDATA[bel tümörleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4573</guid>
		<description><![CDATA[Belimiz ağrıyınca çok büyük sıkıntıya gireriz. Rahat hareket edemeyiz ve rahat oturamayız. Bel ağrısının birçok nedeni vardır. Bunlardan en sık rastlanılanı halk arasında bel tutulması, tıp dilinde faset kilitlenmesi denilen olaydır. Burada olay; ters bir harekette, çok soğuk bir rüzgarda kalma sonucunda veya bir şeye çok fazla kızarsak ve üzülürsek, o organın arkasındaki eklemler birbirinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Belimiz ağrıyınca çok büyük sıkıntıya gireriz. Rahat hareket edemeyiz ve rahat oturamayız. Bel ağrısının birçok nedeni vardır. Bunlardan en sık rastlanılanı halk arasında bel tutulması, tıp dilinde faset kilitlenmesi denilen olaydır. Burada olay; ters bir harekette, çok soğuk bir rüzgarda kalma sonucunda veya bir şeye çok fazla kızarsak ve üzülürsek, o organın arkasındaki eklemler birbirinin üzerinde kaymaktadırlar. Onlar kaydığı zaman bel ağrısı oluşmaktadır ve kişinin hareketleri çok zorlaşmakla beraber iki büklüm bir şekilde kitlenmektedir. Bunun dışında bel ağrısı; bel fıtığı nedeniyle, bel kaymaları nedeniyle, beldeki enfeksiyonlar veya orada bulunan tümörler nedeniyle olabilmektedir. Bazen kadın hastalıkları veya ürolojik nedenler sayılabilen mesanedeki veya prostattaki sorunlar hatta bağırsaktaki sorunlar bile bel ağrısına neden olmaktadır.</p>
<p>Ameliyat gerektirmeyen durumlarda yani kasların sorunları nedeniyle oluşan bel ağrısında veya tutulma kategorisine giren bel ağrısında en iyi tedavi sıcak masaj uygulanması ve yatak istirahatidir. Ama bu yatak istirahati eskiden uygulandığı gibi tahta veya sert yüzeyler üzerinde yatma değil en rahat ettiğimiz yarı ortopedik basit bir yaylı yatakta yatmak bile yeterli olmaktadır. Bunun dışında sıcak bel ağrısına çok çok iyi gelmektedir. Masaj ve fizik tedavi hareketleri yaptırmakta bel ağrısını geçirmekte sık kullanılan yöntemler arasındadır. Bununla birlikte halk arasında bazı yöntemlerde bulunmaktadır. Bu yöntemler arasında en yaygın olarak kullanılanı ise bel üzerine soğan konulmasıdır. Bu işlem beldeki kan akışını hızlandıracağı için kişide geçici olarak rahatlama meydana getirecektir.</p>
<p>Kişide sadece bel ağrısı olması hiçbir zaman ameliyat nedeni değildir. Ama bel ağrısı, bacağımızda bir kuvvet kaybına, uyuşmaya, güçsüzlüğe yol açıyorsa, yürürken sık sık  durmamız gerekiyorsa o zaman ameliyat gereklidir. Bu gibi belirtiler, eğer uygun zamanda tedavi edilmez ise kişinin ileride felç bile geçirebileceğinin bir göstergesidir. Bu durumu önlemek için ameliyat şarttır. Bu işlem için kişilerin yapması gereken ilk önce bu işin uzmanı olan bir doktora gitmek ve MR, EMG gibi testleri yaptırmak ve bunun sonucunda bel fıtığı veya bel tümörleri teşhisi konduğunda ameliyatı gerçekleştirmektir. Bu iki durumda ameliyattan kaçmamak ve mümkün olduğu kadar kısa bir süre içinde tedavi edilmek oldukça önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/bel-agrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Polifenol Maddeleriyle Cilt Bakımı</title>
		<link>http://www.maranki.net/polifenol-maddeleriyle-cilt-bakimi/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/polifenol-maddeleriyle-cilt-bakimi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Jul 2011 22:56:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yigit1907</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[doğal kremler]]></category>
		<category><![CDATA[krem]]></category>
		<category><![CDATA[polifenol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4570</guid>
		<description><![CDATA[Polifenol tüm bitkilerin genel yapısında bulunan ve tedavi edici özelliği olan maddelerdir. Bütün bitkilerin içerisinde ortalama olarak %1 ile %4 oranında bulunurlar. Bunların en büyük özellikleri antiviral, antibakteriyal, antioksidan, kolejen sentezini uyarıcı, kepeğe karşı koruyan ve bazı hemoroidlerde tedavi özelliği olan maddelerdir. Egzama gibi kepeklenme ve saç dökülmeleri gibi rahatsızlıklarda tedavisi klinikler tarafından onaylanmış maddelerdir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Polifenol tüm bitkilerin genel yapısında bulunan ve tedavi edici özelliği olan maddelerdir. Bütün bitkilerin içerisinde ortalama olarak %1 ile %4 oranında bulunurlar. Bunların en büyük özellikleri antiviral, antibakteriyal, antioksidan, kolejen sentezini uyarıcı, kepeğe karşı koruyan ve bazı hemoroidlerde tedavi özelliği olan maddelerdir. Egzama gibi kepeklenme ve saç dökülmeleri gibi rahatsızlıklarda tedavisi klinikler tarafından onaylanmış maddelerdir. Kolejen sentezini hızlı bir şekilde arttırarak hem yaranın iyileşmesini hem de vücuttaki bir takım görsel bölgelerimizdeki daha canlı daha parlak daha nemli bir cilt oluşmasını sağlamaktadır. Orta Çağ&#8217;dan beri bilinen ve doğal olarak hiçbir yan etkisi bulunmayan maddelerdir ve tedavilerde çok kullanılır. Doğal tüketim yoluyla veya besinlerle alınan çok miktarda polifenol bulunmaktadır. Yediğimiz ve kullandığımız bütün bitkilerde en az %1 oranında polifenol bulunmaktadır. Bundan dolayı da hiçbir yan etkisi ve zararı yoktur.</p>
<p>Kıl batıkları bildiğimiz gibi özellikle traş ve ağdadan sonra oluşan bir hastalıktır. Polifenol maddelerin içerdiği minerallerden dolayı bölgeye sürülen polifenollü kremler o bölgedeki batıkların dışarıya doğru açılmasını sağlayacaktır. Bu bölgede kolejen aktive ederek o bölgeyi tamir etmektedirler ve ordaki mevcut mikropları öldürücü etkilerinden dolayıda hijyenik bir ortam sağlayacaktır. Kullanımları çok kolaydır. Özellikle geceleri yatarken fındık büyüklüğündeki polifenol içeren kreminizden batık olan bölgeye sürüp üzerini steril gazlı bezle kapatıp, sabah ılık bir suyla yıkadığınızda, bu sorunlarınızdan çok hızlı bir şekilde kurtulabilirisiniz. Özellikle  1 ile 5 uygulama tedavi için yeterli olacaktır. Bazı bünyelerde tedavi daha fazla uygulanabilir, herhangi bir sakıncası yoktur.</p>
<p>Cilt, zaman içerisinde hücre yenilenmesinin azalması, hücre yapımının azalması ve içinde bulunduğumuz ortamdan dolayı çok kolay etkilenebilir. Buna bağlı; biriken sivilcelerden tutunda o bölgenin mat ve çok donuk görünmesine kadar bir sürü tehlike yaratabilir. Polifenollü içeriklerin en büyük özellikleri hidrasyon sağlamasıdır yani nemin sağlanmasıdır. Bunu çok iyi bir şekilde hücreler arasındaki iyot transferini yaparak ve hasarlı bölgeye uygulandığında etrafından su çekip hücrenin yenilenmesini ayrıca cildimize renk veren hücrelerin cildimizin renginde olmasını sağlarlar. Özellikle cildin yüzey kırışıklıklarında polifenol bileşikler, kolejen aktive ederek hücre yapımını sağlarlar, daha canlı ve daha kolejen bakımından zengin bir cilt oluşmasını sağlarlar. Kırışıklara ciddi manada iyi gelen bir yöntemdir bu. Botoks etkisi vardır da denebilir. Detoks etkilerinden dolayı da vücuttaki meydana gelmiş serbest radikallerin vücuttan atılmasını etkilemektedir. Hücreler arasındaki iletişimi çok ciddi manada sağlarlar. Bunun için kullanılan polifenol özellikli göz altı kremi, bakım kremi, gündüz gece bakım kremleri, nemlendirici cilt bakımı kremleri çok miktarda kullanılmaktadır ve istediğimiz sonuçları da çok kolay elde etmemizi sağlamaktadır. Cilt bakımı yaparken özellikle polifenollü siyah maskeden sonra bir iki saat sonra polifenollü göz altı kremi, yenileyici yüz bakım kremi, nemlendirici el kremi, nemlendirici yüz kremi ve nemlendirici gündüz gece kremi olmak üzere kremleri çok rahat ve güvenilir bir şekilde kullanabilirsiniz.</p>
<p>Çatlaklar, özellikle hamilelik döneminde ve hızlı kilo alıp vermelerde cildin üst tabakasında başlayarak bir yırtılma gibi ve normal cilt renginden farklılık gösteren özelliklede morumsu bir renk alan, bölgedeki kan dolaşımının bozulduğu bir durumdur. Görsel olarak da kişileri rahatsız eden sıkıntılı bir görüntüdür. Polifenol içeren kremlerin bu bölgede yaptığı en büyük onarım bölgedeki mevcut bozulmuş olan mikrosilkülasyonu uyararak bölgenin oksijenlenmesini ve kanlanmasını arttırmaktır. Doğal olarak orda ki hem görüntü ve renk olarak cildimizin kendi rengini geri verecektir ayrıca kolejeni aktive ederek yırtığın hem görüntüsü masumlaşacaktır hem de tedaviye çok ciddi destek olacaktır. Polifenol içeren çatlak kremlerini uygulamak çok kolaydır. Özellikle gece yatarken, yatmadan önce kremi uygun bir şekilde yedirip üzerini streçleyerek sabaha kadar kalmasını sağlayıp daha sonra sabah ılık bir duşla yıkayabiliriz. Etkileri çok iyi olacaktır, bu bölge çok rahatlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/polifenol-maddeleriyle-cilt-bakimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mide Rahatsızlıklarına Bitkisel Çözümler</title>
		<link>http://www.maranki.net/mide-rahatsizliklarina-bitkisel-cozumler/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/mide-rahatsizliklarina-bitkisel-cozumler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jul 2011 23:51:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yigit1907</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[mide bulantısı]]></category>
		<category><![CDATA[mide ekşimesi]]></category>
		<category><![CDATA[mide yanması]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4568</guid>
		<description><![CDATA[Mide bulantısı oldukça yaygın bir problemdir. Hemen herkesin hayatında en az bir kaç kere yaşadığı ve kendini çok çaresiz hissedebildiği bir problemdir. Burada direk ilaç kullanmadan önce bitkilerden yardım almak gerekir. Bu bitkilerin başında zencefil gelmektedir. Zencefil çok önemli bir bulantı gidericidir. Baş ağrılarına eşlik eden bulantılarda, sindirim sistemi problemlerine eşlik eden bulantılarda hatta kemoterapi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mide bulantısı oldukça yaygın bir problemdir. Hemen herkesin hayatında en az bir kaç kere yaşadığı ve kendini çok çaresiz hissedebildiği bir problemdir. Burada direk ilaç kullanmadan önce bitkilerden yardım almak gerekir. Bu bitkilerin başında zencefil gelmektedir. Zencefil çok önemli bir bulantı gidericidir. Baş ağrılarına eşlik eden bulantılarda, sindirim sistemi problemlerine eşlik eden bulantılarda hatta kemoterapi, radyoterapi gibi ağır ilaç kullanan hastaların bulantılarında oldukça zararsız, masum bir bulantı gidericidir. Bulantı gidermeye yardımcı diğer bitki grubu ise nane, fesleğen, okalüptüs grubudur. Bunlar aslında hem koklamak yoluyla hem de çaylarını içmek yoluyla bulantıya yardımcı olurlar. Geçici mide bulantılarında yanınızda minik bir şişe nane taşıyıp onu kokladığınızda bulantınızın bir miktar baskılandığını göreceksiniz. Eğer bu yetmiyorsa, dolu dolu bir tatlı kaşığı kuru naneyi bir su bardağı suda demleyip çay olarak tüketirseniz yine bulantınızın azaldığını göreceksiniz. Zencefil kadar etkili olmasa da hafif bulantıları da bu yöntem işe yaramaktadır.</p>
<p>Sindirimi arttıracak ve gaz giderici en önemli en masum, çocuklarda bile kullanabileceğiniz bitki rezenedir. Bebeklerde bile gaz giderici olarak kullanılmaktadır. Halk arasında da yaygın olarak yüz yıllardır kullanılmaktadır. Bir çay kaşığı rezene, bir çay bardağı suda 10 dakika demlenir ve bebeklere günde iki kere yarımşar kahve fincanı şeklinde içirilir. Çocuk iki yaşından büyükse bu birer kahve fincanına çıkar, erişkinlerde de iki fincana kadar günlük tüketilebilir. Rezeneyle birlikte gaz oluşumunu engelleyen diğer madde zencefildir. Zencefil çayı tüketmek veya yemeklerde zencefil kullanmak gaz gidermede oldukça yardımcıdır. Bunda taze veya kuru zencefil kullanabilirsiniz. 1 çay kaşığı zencefili, bir su bardağı kaynar su oranında 15 dakika bekletmeniz yeterlidir. Yemek üzerine tüketebilirsiniz. Gaz oluşumunda baharatlardan da faydalanabilirsiniz. Kara biber, kırmızı biber, beyaz kara biber, safran, kimyon yine gaz giderici özelliğe sahiptir. Bunların arasında da en etkilisi kimyondur. Yine bebeklere çay şeklinde altı aydan itibaren verilebilir. Erişkinlerde de birer tatlı kaşığı, iki su bardağı su ile 10 dakika kadar porselen demlikte demlenip, ağır yemeklerin üzerine tüketilirse gaz oluşumunu engeller.</p>
<p>Hazımsızlığa iyi gelen iki bitki yine zencefil ve rezenedir. Bir tatlı kaşığı kuru rezene, bir su bardağı kaynar suda 10 dakika demlemek suretiyle tüketilebilir. Zencefilde gerek taze gerek toz zencefil olarak kullanılarak yine çay gibi 10-15 dakika demlenip yemeklerin üzerine tüketilebilir. Bu konuda baharatlar çok yardımcıdır. Kimyon, kara biber, kırmızı biber, beyaz biber, safran bu konuda oldukça yardımcı bitkilerdendir.</p>
<p>Mide ekşimesi çok yaygın bir problemdir. Ancak altta yatan daha önemli başka bir problemin göstergesi olabildiği için çok çok önemlidir. Altta yatan bir gastrit veya mide ünserinin habercisi olabilmektedir. Bu yüzden mide ekşimesi olduğunda hemen mide asidinin tamamen sıfırlayan ilaçlara hücum edilmemelidir. Çünkü ülkemizde bu hata çok sık yapılmaktadır. Birçok gelişmiş ülkede heyet raporuyla yazılan ve mide asidini tamamen yok eden ilaçlar halkımız tarafından eczaneden şeker gibi satın alınabilip, yutulabilmektedir. Mide ekşimesinde hemen ilaçlara saldırmamak gerekmektedir. Öncelikle basit geçici bir durum olabilir diye basit yöntemlere başvuracağız. Bunların başında karbonatlı su içmek gelmektedir veya ayran gibi yine bol mineralli maden suyu tüketmek en emniyetli ve kısa vadede en güvenilir yöntemlerdir. Mutlaka bir hekime başvurup midenize baktırmanız gerekmektedir. Eğer midenizde bir sıkıntı çıkmadıysa bitkilerden bu konuda yine sindirime yardımcı olan kimyon, rezene gibi basit bitkilere başvurabilirsiniz. Bunları çay olarak tüketebilirsiniz. Bunların arasında en etkilisi bir çay kaşığı kimyon, bir çay kaşığı rezene ve bir çay kaşığı zencefil formülüdür. Bunları iki su bardağı kaynar suda porselen demlikte 10 dakika demleyip gün içerisinde özelliklede yemeklerden sonra kullanırsanız ekşime probleminiz oldukça azalacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/mide-rahatsizliklarina-bitkisel-cozumler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Estetik Diş Hekimliği</title>
		<link>http://www.maranki.net/estetik-dis-hekimligi/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/estetik-dis-hekimligi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2011 16:45:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yigit1907</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[diş bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[estetik diş bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4565</guid>
		<description><![CDATA[Dişlerimizdeki şekil bozukluklarının değiştirilmesi için yaş sınırlaması yoktur; küçük yaşlarda ortodontik tedavi ile bu işlemler yapılabilmekte olduğu gibi aynı zamanda ortodonti günümüzde erişkinlere uygulanabilmektedir. Ortodonti uygulanamayacak vakalarda ise dişlerdeki şekil bozukluklarının düzeltilmesi için protatik işlemlere başvurulmaktadır. Protezler olarak da lamina adı verilen sadece dişlerin ön yüzeyine yapıştırılan porselen yapraklar uygulanabilmektedir. Aynı zamanda dişlerin tam olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dişlerimizdeki şekil bozukluklarının değiştirilmesi için yaş sınırlaması yoktur; küçük yaşlarda ortodontik tedavi ile bu işlemler yapılabilmekte olduğu gibi aynı zamanda ortodonti günümüzde erişkinlere uygulanabilmektedir. Ortodonti uygulanamayacak vakalarda ise dişlerdeki şekil bozukluklarının düzeltilmesi için protatik işlemlere başvurulmaktadır. Protezler olarak da lamina adı verilen sadece dişlerin ön yüzeyine yapıştırılan porselen yapraklar uygulanabilmektedir. Aynı zamanda dişlerin tam olarak kaplanabildiği malzemelerle diş kaplamaları da yapılabilmektedir. Diş kaplamalarında estetik diş hekimliğinde son dönemlerde cat-camp teknolojisi yani bilgisayarlı freeze teknoloji ise zirkoryum malzemesi kullanılarak çok estetik sonuçlar veren ve dokular ile uyumu oldukça yüksek olan malzemeler kullanılmaktadır. Günümüzde estetik uygulamalara sahip olabilmek için bilgisayar teknolojisi ve doku dostu olan malzemeler kullanılarak protetik işlemler yapılabilmekte ve erişkinlerde de ortodontik tedaviler uygulanabilmektedir.</p>
<p>Estetik diş hekimliği ortodonti, protez, diş eti hastalıkları cerrahisi gibi dalların ortaklaşa olarak ilgilendiği ve estetik bakış açısı altında çözüm aradıkları bir tedavi konseptini ifade etmektedir. Estetik diş hekimliğinin başlıca ilgilendiği alana görüş tasarımı adı verilmektedir. Görüş tasarımı, bir kişinin güldüğü andaki ifadesini estetik kurallar çerçevesinde eğer bir takım aksaklıklar var ise bunların düzeltilmesi anlamındaki bir tedavi biçimidir ve çok vakada görülmektedir.</p>
<p>Estetik diş hekimliği uygulamalarından her yaş grubundaki bireyler faydalanabilir. Ancak çocuklarda yapılacak uygulamalar sınırlı olmalıdır. Fakat çocuklarda dahi onların estetiğini düzeltmeye, yükseltmeye yönelik uygulamalar yapılabilir. Örneğin; çocuklarda oluşan diş taşlarının temizlenmesi, ön bölgelerde diş renginde dolguların kullanılması gibi basit yöntemler çocuklarda da uygulanabilmektedir. Ancak diş beyazlatma gibi işlemler için büyüme çağının bitmesini beklemekte fayda vardır. Yine benzer şekilde lamina uygulamaları veya krom köprü uygulamaları yani dişlerin kaplanmasını gerektiren işlemler olduğu zaman çocukların büyüme çağını bitirmesinde yarar vardır. Dişlerde bulunan çarpışıklıklar veya iskeletsel olarak çenelerin birbirleriyle olan ilişkisindeki bozuklukların giderilmesinde erken müdahale yani tedavinin çocuklukta başlamasının faydası vardır. Zira büyüme gelişme döneminde ortodontik tedavi daha hızlı netice vermektedir. Ancak erişkinlerde de günümüzde ortodontik tedavi uygulanabilmektedir. Estetik diş hekimliğini uygulamalarına bakarsak yaş sınırlaması olarak büyüme çağındaki bireyler haricinde büyük çoğunluğa ve ileri yaşlardaki kimselere estetik diş hekimliği uygulamaları yapılabilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/estetik-dis-hekimligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karın, Kalça ve Basen Eriten Diyet</title>
		<link>http://www.maranki.net/karin-kalca-ve-basen-eriten-diyet/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/karin-kalca-ve-basen-eriten-diyet/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 20:46:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Abdullah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkilerle Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[basen eriten diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet programı]]></category>
		<category><![CDATA[karın bölgesi için diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4539</guid>
		<description><![CDATA[Karın, Kalça ve Basen Eriten Diyet Uzman diyetisyen doktorlardan Gürkan Kubilay’ ın önermiş olduğu kalça, karın ve basen eriten diyet programı hakkında detaylı bilgiyi bu yazımızı okuyarak öğrenebilirsiniz. Karın, kalça ve basen eriten diyetin sağlıklı bir şekilde zayıflamak isteyen ziyaretçilerimize faydalı olacağını düşünüyoruz. Doktor Gürkan Kubilay‘ın Karın, Kalça ve Basen Zayıflatan Diyet Programı: Karın, kalça [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><a href="http://www.maranki.net/wp-content/uploads/genel-diyet.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-4552" title="resmi, resimi, resmi, görselleri, görüntüleri" src="http://www.maranki.net/wp-content/uploads/genel-diyet.jpg" alt="" width="145" height="108" /></a>Karın, Kalça ve Basen Eriten Diyet</h1>
<p>Uzman diyetisyen doktorlardan Gürkan Kubilay’ ın önermiş olduğu kalça, karın ve basen eriten diyet programı hakkında detaylı bilgiyi bu yazımızı okuyarak öğrenebilirsiniz. Karın, kalça ve basen eriten diyetin sağlıklı bir şekilde zayıflamak isteyen ziyaretçilerimize faydalı olacağını düşünüyoruz.</p>
<h2>Doktor Gürkan Kubilay‘ın Karın, Kalça ve Basen Zayıflatan Diyet Programı:</h2>
<p><strong>Karın, kalça ve basen eriten diyet programında ilk gün nasıl beslenmek gerekiyor?</strong></p>
<ul>
<li>Süt ya da meyve suyu ile karışt<a title="diyet" href="http://www.maranki.net/karin-kalca-ve-basen-eriten-diyet" target="_blank">ı</a>rılan mısır gevreği</li>
<li>1 dilim kepek ekmeği</li>
<li>Örgü peyniri</li>
<li>4-5 adet zeytin</li>
</ul>
<p><strong>Ara öğün</strong></p>
<ul>
<li>Yeşil elma</li>
</ul>
<p><strong>Öğlen</strong></p>
<ul>
<li>2 dilim <a title="sağlık" href="http://www.maranki.net" target="_blank">ı</a>spanaklı börek</li>
<li>Turp, kırmızı soğan, marul, maydanoz ile yapılmış hafif bir salata</li>
<li>1 dilim buğday ekmeği</li>
<li>1 bardak domates suyu </li>
</ul>
<p><strong>Ara öğün</strong></p>
<ul>
<li>1 dilim ananas</li>
</ul>
<p><strong>Akşam</strong></p>
<ul>
<li>2 Adet kırmızıbiber dolması</li>
<li>Çoban salatası</li>
<li>Bir dilim kepek ekmeği </li>
</ul>
<p><strong>Gece</strong></p>
<ul>
<li>Yeşil çay </li>
</ul>
<p><strong>Karın, kalça ve basen eriten diyet programında ikinci gün nasıl beslenmek gerekiyor?</strong></p>
<p><strong>Sabah</strong></p>
<ul>
<li>1 Tatlı kaşığı ile bal ile karıştırılmış müsli</li>
<li>Greyfurt suyu</li>
<li>Örgü peyniri</li>
</ul>
<p><strong>Ara Öğün</strong></p>
<ul>
<li>Bir avuç fındık</li>
</ul>
<p><strong>Öğle</strong></p>
<ul>
<li>Bir orta boy ızgara olarak yapılmış lüfer</li>
<li>Salata</li>
</ul>
<p><strong>Ara Öğün</strong></p>
<ul>
<li>Bir avuç çeviz</li>
</ul>
<p><strong>Akşam</strong></p>
<ul>
<li>3-4 Adet beyaz lahana sarması</li>
<li>1 tatlı kaşığı Kanola yağıyla yapılmış soğan ve domatesten yapılan çoban salatası</li>
</ul>
<p><strong>Gece</strong></p>
<ul>
<li>1 Bardak muzlu süt</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/karin-kalca-ve-basen-eriten-diyet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ender Saraç&#8217;tan İştah Kesen Formüller</title>
		<link>http://www.maranki.net/ender-saractan-istah-kesen-formuller/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/ender-saractan-istah-kesen-formuller/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2011 20:42:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Abdullah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkilerle Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[iştah azaltma]]></category>
		<category><![CDATA[iştah kesen çaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4536</guid>
		<description><![CDATA[Ender Saraç&#8217;tan İştah Kesen Bitkisel Formüller Ender Saraç diyet konusu ele alındığında akla gelen ilk isimler arasında yer alan ünlü bir diyet uzmanı. Saraç’a göre insanların kilo almalarının en önemli sebebi olan iştahı kesmenin yolu bitkisel formülleri kullanmaktan geçiyor. Şişmanlığın en önemli nedeni kişinin aşırı iştahlı olmasıdır. Bu tür kişilerde diyetin her zaman işe yaramadığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><a href="http://www.maranki.net/wp-content/uploads/iştah-kesen-formüller.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-4550" title="resmi, resimi, resmi, görselleri, görüntüleri" src="http://www.maranki.net/wp-content/uploads/iştah-kesen-formüller.jpg" alt="" width="240" height="144" /></a>Ender Saraç&#8217;tan İştah Kesen Bitkisel Formüller</h1>
<p>Ender Saraç diyet konusu ele alındığında akla gelen ilk isimler arasında yer alan ünlü bir diyet uzmanı. Saraç’a göre insanların kilo almaların<a title="iştah" href="http://www.maranki.net/ender-saractan-istah-kesen-formuller" target="_blank">ı</a>n en önemli sebebi olan iştahı kesmenin yolu bitkisel formülleri kullanmaktan geçiyor.</p>
<p>Şişmanlığın en önemli nedeni kişinin aşırı iştahlı olmas<a title="sağlık" href="http://www.maranki.net" target="_blank">ı</a>dır. Bu tür kişilerde diyetin her zaman işe yaramadığını da belirtmek gerekiyor. Diyet için öncelikle yemek yemeyi insanın zevk aldığı bir etkinlik haline getirmemek gerekiyor.</p>
<p>Sindirim sisteminin yeterince iyi çalışmadığı durumlarda kişi doymadığı için iştahı sürekli açık olacaktır. Bu nedenle ilk olarak sindirim sistemini düzenleyici çalışmalar yapılmalıdır.</p>
<p>Diyet programında işin püf noktası, kişinin az yemek yemesi değil; doğru beslenmesidir. Bu amaç doğrultusunda hormon ihtiva eden gıdalardan uzak durularak, besleyici özellikleri yüksek olan organik gıdalar tercih edilmelidir. Vücudun ihtiyacı olan vitamin, mineral ve besinleri alması kişinin iştahını da normal seviyelere getirecektir.</p>
<h2>Dr. Ender Saraç’ın İştahı Azaltmak ve Kesmek İçin Uyguladığı Bitkisel Tedaviler</h2>
<p><strong>Bazı bitkilerin kokuları iştahın azalmasına yardımcı olur:</strong> Nane, yeşil elma ve zerdeçal gibi bitkiler günde 20 ila 30 kez koklandığında sinir sistemine iştahı azaltıcı bir sinyal gönderiyor. Bitkileri koklamak az da olsa iştahınızın azalmasına yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>Bazı bitkisel çaylar iştahın azalmasına yardımcı olur:</strong> Mate çayı ve benzeri acımsı tada sahip olan bitkisel çaylar da iştahın azalmasını sağlıyor. Bu tür çayları içerken şekersiz içmeniz gerekiyor. Aksi takdirde bitkisel çaylar iştahı azaltma etkisini göstermeyecektir.</p>
<p><strong>İştahı azaltan diğer gıdalar:</strong> Bazı yeşil yapraklı sebzeler (karalahana, tere, madımak, ıspanak ,roka) mideye tokluk hissi veren diğer gıdalardır.</p>
<p>Vücudunuz protein ihtiyacını gerek duyulan miktarlarda aldığında açlık hissi daha düşük olur. Yumurta, tavuk, süt, yoğurt  ve balık eti gibi besinlerde bol miktarda protein bulunur. Proteinli besinleri sık sık tüketerek açlık hissininizi azaltabilir ve engelleyebilirsiniz.</p>
<p>İştah Kesen Buzlu Çay :</p>
<ul>
<li>1,5 litre su</li>
<li>Yarım tatlı kaşığı yasemen çayı</li>
<li>1 tatlı kaşığı yeşil çay</li>
<li>1 tutam ıhlamur</li>
<li>1 tatlı kaşığı mate çayı</li>
</ul>
<p>Bitkileri bir çaydanlığın içine koyun ve bir süre kaynatın. Kaynama işleminin tamamlanması ile 4 dakika demlendirin. Demleme işlemi bittikten sonra süzün. Biraz ılık hale gelmesini bekleyin ve içerisine çok az miktarda bal ekleyin. Soğuduktan sonra ise, içi buz dolu bir kaba (termosa) boşaltın. En son olarak çayın üzerine taze kıyılmış nane yapraklarını ekleyin. Yemeklerden yaklaşık 10-15 dakika önce soğuk çayınızı için. Buzlu bitki çayı sayesinde, iştahınızda gözle görülür boyutlarda azalma söz konusu olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/ender-saractan-istah-kesen-formuller/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kilo Vermek İsteyenler Nelere Dikkat Etmelidir</title>
		<link>http://www.maranki.net/kilo-vermek-isteyenler-nelere-dikkat-etmelidir/</link>
		<comments>http://www.maranki.net/kilo-vermek-isteyenler-nelere-dikkat-etmelidir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jun 2011 20:41:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Abdullah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[kilo problemi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maranki.net/?p=4534</guid>
		<description><![CDATA[Kilo Vermek İsteyen Bir Kişi Hangi Faktörlere Dikkat Etmelidir? Kilo problemi olanlar bazen kilo fazlalarını ve zayıflama çabasını o kadar fazla dert ederler ki; düşüncesizce hareket ederek aç kalmayı bile diyet yapmak olarak algılar. Ancak, aç kalarak diyet yapmak gibi bir düşünce son derece yanlıştır. Bu yazımızda kilo vermek isteyen bir kişinin dikkat etmesi gereken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="http://www.maranki.net/wp-content/uploads/kilo-verme.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-4554" title="resmi, resimi, resmi, görselleri, görüntüleri" src="http://www.maranki.net/wp-content/uploads/kilo-verme.jpg" alt="" width="215" height="164" /></a>Kilo Vermek İsteyen Bir Kişi Hangi Faktörlere Dikkat Etmelidir?</h2>
<p>Kilo problemi olanlar bazen kilo fazlalarını ve zayıflama çabas<a title="kilo verme" href="http://www.maranki.net/kilo-vermek-isteyenler-nelere-dikkat-etmelidir" target="_blank">ı</a>nı o kadar fazla dert ederler ki; düşüncesizce hareket ederek aç kalmayı bile diyet yapmak olarak algılar. Ancak, aç kalarak diyet yapmak gibi bir düşünce son derece yanlıştır. Bu yazımızda kilo vermek isteyen bir kişinin dikkat etmesi gereken faktörleri ele alacağız.</p>
<p>Sağl<a title="sağlık" href="http://www.maranki.net" target="_blank">ı</a>klı ve doğru bir şekilde zayıflamak için kesinlikle doktor kontrolü gerekmektedir.  </p>
<p>Sağlıklı ve Doğru Zayıflama için kesinlikle doktor kontrolü gerekmektedir. Doktorlara göre sağlıklı bir şekilde zayıflamak için dikkat edilmesi gereken faktörler şu şekilde:</p>
<h2>Sağlıklı ve Doğru Zayıflama Nasıl Omalı?</h2>
<p>Sağlıklı bir şekilde zayıflamak için bilinmesi gereken doğru yöntemler ve etkin faktörleri aşağıda bulabilirsiniz:</p>
<ul>
<li>Yiyeceklerden edindiğiniz kalori, gün boyunca harcayabileceğiniz kalori miktarından fazla olursa kilo almanız kaçınılmaz olacaktır.</li>
<li>Diyet yapmak demek aç kalacağınız anlamına gelmez.</li>
<li>Öğünleri asla atlamayın.</li>
<li>Haftada 1 kg vermek sağlıklı bir kilo verme yoludur. Kısa sürede kaybettiğiniz yüksek kilo miktarını kolayca geri kazanabilirsiniz. Böyle bir şey ise istenmeyen bir durumdur.</li>
<li>Sıkı ve sağlıksız bir şekilde yapılan diyetlerde vücut su kaybına uğrayacak ve kaslarınız zayıflayacaktır. Şok diyetler olarak da anılan bu tür diyetlerin uzun süreli bir şekilde uygulanması mümkün değildir. Bunun yerine bünyeden bünyeye farklılık gösterse de genellikle haftada yaklaşık 1 kilo verdirmeyi hedefleyen programları tercih edebilirsiniz.</li>
<li>Spor yapmak oldukça önemlidir. Her gün 1 saatlik yürüyüşler ve yapılabiliyorsa yüzme seanslarının uygulanması sağlık açısından çok faydalıdır.</li>
<li>Stresten uzak durulmalıdır.</li>
<li>Yemeklerde sos kullanmayın ve şekerli besinlerden uzak durun. Selülitleriniz için diyet yapıyorsanız kafeinli içecekleri tüketmemeye özen gösterin.</li>
<li>Genel olarak kızartmalara, beyaz un ve beyaz şekerden yapılmış rafine yiyeceklere, hazır gıdalara itibar etmeyin. Ayrıca tereyağı gibi hayvansal yağları da tüketmekten kaçının.</li>
<li>Kepekli besinler (ekmek, makarna), kabuklu pirinç, baklagiller, sebzeler, meyveler, kuru yemişler, balık, yağsız süt ürünleri ,yağsız etler  ve ölçülü zeytinyağı tüketin.</li>
<li>Uyandıktan hemen sonra bir bardak ılık su için. Gün boyu en az 2 litre su tüketin.</li>
<li>Akşam yemeklerini olabildiğince saat 9’dan önce yemeye gayret gösterin.</li>
<li>Yemek yedikten sonra meyve tüketimi için en az iki saat ara vermeniz önerilir. Diyet süresinde üzüm, muz, havuç ve mısırdan gibi besinlerden uzak durmalısınız.</li>
<li>Kilo vermenizin ve ideal kilonuza ulaşmanın ardından beslenmenize dikkat etmeye devam etmelisiniz. Verdiğiniz kiloları ilk yıl içinde kolayca geri alabileceğinizden bu dönem oldukça kritiktir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maranki.net/kilo-vermek-isteyenler-nelere-dikkat-etmelidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

