Şifalı Bitkiler Sitesi

|Anasayfa|

Şifalı Bitkiler | Şifalı Meyveler | Şifalı Taşlar | Şifalı Yemek

Şifalı Bitkiler Ve Kullanım Alanları

Ayurveda Home Remedies
Türkiyede kullanılan Şifalı bitkiler ve Şifalı bitkilerle tedaviler hakkında bir çok makale okuyun. Şifalı Bitkiler kullanarak hayatınızda yeni sayfalar açın. Sağlıklı yaşayın. Sağlıklı yaşam, sağlıklı hayat hakkında bilgilere ulaşın
Discover Ayurveda

En son Eklenen Makaleler

Ayurvedic Food  Recipes

Şifalı Bitkilerle Yemek Tarifleri

Şifalı Bitkilere İp Uçları

şifalı bitkilerle zayıflama

Şifalı Bitkilerle Zayıflamak

Şifalı Bitkiler sayesinde zayıflamak aslında hiç te zor değildir. Doğru bilginin yanında yeterki biraz da iradeniz olsun. Aşağıdaki Başlıklar sizlere yeterli bilgiyi vermeyi vaadediyor.

Şifalı Meyveler

ŞİFALI MEYVELER
İnsan sağlığına iyi gelen doğal meyve ve sebzeler, doğal yollar ile hastalıkları tedavi etmede kullanılır. Aynı zamanda tükettiğimiz bazı besinlerin nelere yaradığını bilmeden tüketiriz. Ancak yediğimiz her sebze ve meyvenin vücudumuza yararı vardır. Şifalı bitkiler, kanserden idrar yolları enfeksiyonlarına kadar bir çok hastalığa iyi gelirken, şifalı meyvelerin de vücutta etkileri büyüktür.

Hangi meyveler faydalıdır? Sağlığa en faydalı meyveler hangileridir?
İncirin Faydaları
Gün içinde faydasını bilerek ya da bilmeyerek bir çok meyve tüketiriz. Her meyvenin vücut fonksiyonlarına bir yararı vardır. Bunların başında incir gelir. İncir, bağırsakları çalıştırırak insana enerji veren bir meyvedir. Aynı zaman incir yemek cinsel güce de yararlıdır.

Elmanın Faydaları
Bir diğer meyve ise elmadır. Elma da şifalı meyveler arasında yerini en başlarda alır. Elma, lifli bir meyve olduğu için sindirimi kolaydır, aynı zamanda, kabızlığı önler ve sindirim sistemini rahatlatır. Böbrekleri temizler ve bu tarz hastalıkları önler.

Kayısının Faydaları
Şifalı meyvelerden kayısı, kan yapar. Güzel bir cilde sahip olmaya yarar. Aynı zamanda saçlara da iyi gelen bir meyvedir. Saçları parlatır, canlı bir görünüm kazandırır. Saç dökülmesini önler. Kayısı aynı zamanda kanserin engellenmesine yardım eder. Karotenoid kaynağıdır.

Muzun Faydaları
Muz, yine sağlığa iyi gelen meyveler arasındadır. Her gün bir adet muz yiyerek kalbinize ve kas sisteminize fayda sağlayabilirsiniz. İshali önlemesi ve yorgunluğa iyi gelmesi de etkilidir. Aynı zamanda muz, enerji veren bir kaynaktır.

Vişnenin Faydaları
Vişne, gerek mineral gerekse vitamin yönünden zengin bir meyvedir. Rengi koyu kırmızıdır. Koyu renkli olanları açık renklilere nazaran daha faydalıdır çünkü koyu renkli vişnelerde daha fazla vitamin ve daha fazla mineral bulunur.

Greyfurtun Faydaları
Sağlığa iyi gelen meyvelerden bir diğeri de greyfurttur. Greyfurt, normal meyve olarak yenilebilir ya da suyu sıkılıp içilebilir. Acı bir tadı vardır. Fakat sindirim sistemini düzenlemeden yardımcı olur. Diş eti hastalıklarına karşı koruyucu olup, diş etlerinin kanamasını azaltır. Özellikle kış aylarında greyfurt tüketmek, nezle ve grip gibi soğuk algınlıklarına iyi gelecektir. Eğer lifleri ile birlikte yenilirse, kolestrolü de düşürücü etkisi olur.

Portakalın Faydaları
Kış aylarının vazgeçilmez meyvesi portakal da, insan sağlığına son derece yararlı bir meyvedir. Soğuk algınlığı, grip, nezle, kalp hastalıkları ve felçlere karşı iyi gelir. C vitamini açısından oldukça zengindir. Her gün bir portakal yemek ya da bir bardak portakal suyu tüketmek sağlığa iyi gelecek, hastalıklardan koruyacaktır. Fazlasını tüketmek ekstradan vitamin almaya yaramaz çünkü vücut gerektiği kadarını alır ve fazlasını idrar yolu ile dışarı atar. Bu yüzden abartıya kaçılması durumunda herhangi bir yan etki olmayacak fakat fazladan yarar da olmayacaktır.

Mandalinanın Faydaları
Kış aylarının bir diğer meyvesi de mandalinalardır. Enfeksiyonlara karşı koruma sağlayan mandalina, soğuk algınlıklarına da iyi  gelir.

Üzümün Faydaları
Üzüm, böbrekleri çalıştırır ve kalp atışlarını düzene sokar. Aynı zamanda üzüm, karaciğere iyi gelir. Üzüm suyu içmek ya da üzümü meyve olarak tüketmek, hücrelerin yenilenmesine de yarar. Özellikle siyah üzün yenilmesi önerilir. Aynı zamanda çekirdekleri de hücreleri yenilediği için, çekirdekler ile birlikte tüketilmelidir.

Kavunun Faydaları
Kavun ruhsal hastalıklara iyi gelen bir meyvedir. Endişe gibi durumları ortadan kaldırır. Barsaklara iyi gelir ve cilt kanserine karşı korur.

Karpuzun Faydaları
Karpuz, gerek tadı gerek sağlığa kattığı yarar, gerekse görünümü açısından mükemmel bir yaz meyvesidir. Kabuğunda bulunan çinko sayesinde iktidarsızlık problemleri önlenmiş olur. Karpuz aynı zamanda su olduğu için böbreklerin temizlenmesine yardımcı olur.

Kirazın Faydaları
Kirazın sapları idrar söktürücüdür. İnsan sağlığına iyi gelen meyvelerden biri olan kiraz, kolestrolün düşmesini sağlar.

Armutun Faydaları
Armut, kalbe ve damarlara iyi gelen bir meyvedir. Fiziksel performansların arttırılmasına yarar. Aynı zamanda vitamin yönünden zengin bir meyvedir. Alçak kan basıncını düzenler.

Çileğin Faydaları
Çilek meyvesi, sigara dumanının etkilerini azaltıcı özelliğe sahiptir. Sigara içilen bir ortamda çilek yemek, sigaranın etkilerini azaltır.

Etiketler: , ,

Meyvelerin Faydaları

Elmanın Yararları Nelerdir ?

Elma potasyum ve magnezyum mineralleriyle birlikte A, C ve K vitamini açısından zengindir. İçermiş olduğu A vitaminin aktivitesi yaklaşık olarak 1500 miligram C vitaminine eşdeğer olarak antioksidan etki göstermektedir. Aynı zamanda cildi besleyici ve güzelleştirici özelliği bulunmaktadır. Elma içerdiği olduğu tektin sayesinde eğer kabuksuz olarak tüketilirse ishali önlemeye de yardımcı olmaktadır. Elma suyu LDL oksidasyonu dediğimiz katkılar açısından bizim açımızdan önem taşıyan bir olayı %9 ila %34 oranında azaltıcı etki göstermektedir. O nedenle gün içerisinde bir tane elma mutlaka beslenmemize eklenmelidir. Aynı zamanda hava kirliliğine karşıda vücut açısından son derece faydalı olan elmanın yeşili mi kırmızısı mı gibi görüşler sürekli olarak gündemi meşgul etmektedir. Özellikle şeker hastaları elmanın yeşil olanlarını, ekşilerini tercih etmektedir. Halbuki, içerdiği olmuş olduğu karbonhidrat veya kalori miktarı yeşil elmada da kırmızı elmada da hemen hemen aynıdır. O nedenle, şeker hastaları eğer seviyorlarsa kırmızı elmayı da gönül rahatlığıyla tüketebilirler.

Çileğin Yararları Nelerdir ?

Kan yapıcı, damarları genişletici ve kalp kasını güçlendirici bir besin olan çilek 100 gramında yaklaşık 59 miligram C vitamini içermektedir. Bu oldukça iyi bir orandır. Çünkü günlük C vitamini gereksinimiz yaklaşık 60-75 miligram diye düşünürsek 100 gramlık bir çilekle bu ihtiyacının büyük bir çoğunluğunu karşılamış olmaktadır. Bunun yanı sıra A vitamini, K vitamini ve bazı B grubu vitaminlerinden de zengin olan çilek bununla birlikte potasyum mineralinden yana da zengindir. Potasyumun kalp kasını güçlendirmede çok büyük etkisi vardır. Fakat bunun yanı sıra böbrek hastalarında potasyumun fazlalığının bazı böbrek sıkıntılarına sebebiyet verebileceğini söyleyip, böbrek hastalarının bu konuda dikkatli olmasını tavsiye etmekteyiz. İçermiş olduğu lifler sayesinde şekerimizi, kolestrolümüzü, tansiyonumuzu dengeleyici bununla birlikte bağırsaklarda su ile birlikte şişerek tok tutma, iştahı baskılama gibi etkilerinin olduğu da bilinmektedir. Aynı zamanda bağırsakları da çalıştırarak bizi kabızlıktan ve olası kalın bağırsak kanserinden koruyucu etkileri de mevcuttur. Bir dikkat edilmesi husus çok iyi bir şekilde yıkamak gerektiğidir. Yere yakın bir meyve olduğu için biraz kumlu veya topraklı olabilir, bu yüzden bir süre suda bekletmek ve iyi bir şekilde yıkamakta yarar vardır.

Muzun Yararları Nelerdir ?

Muz, 100 gramında 85 kilokalori enerji içermektedir. Bu açıdan bütün meyveler arasında enerji içeriği en yüksek meyvelerden biri olarak tanımlanmaktadır. Aynı zamanda biraz tatlı, şekerli olması sebebiyle özellikle şeker hastaları muz tüketiminden kaçmaktadırlar. Bu bir şeker hastasının hiç muz tüketmemesi anlamına gelmemektedir. Bir şeker hastası gün içerisinde örneğin dört tane meyve tüketiyorsa bunlardan birisi tatlı olsun, tutup ta her birini muz, incir, üzüm veya kavun, karpuz gibi tatlı meyvelerden yana kullanırsa o zaman sıkıntı yaratabilir. Özellikle, içermiş olduğu potasyum sayesinde böbrek hastaları için sıkıntı yaratabilmektedir. O yüzden potasyum değerlerine bakarak böbrek hastalarının bu konuda biraz daha dikkatli davranması gerektiği taraftarıyız. İçermiş olduğu tektin sebebiyle ishale faydalı olurken diğer taraftan düzenli tüketim durumunda normal sağlıklı bireylerde bile bazen kabızlık gibi bir şikayete zemin hazırlayabilir. Sporcularında muz tüketmesine şöyle bir bir fayda vardır; içermiş olduğu potasyum sayesinde krampları gidermeye ve önlemeye yardımcı olabilmektedir. Özellikle kişi sporun hemen akabinde süt yada yoğurt gibi bir besinle muzu karıştırırsa hem süt ve yoğurtta bulunan o protein sayesinde azot yakımını yani kas kaybını önlemeye yardımcı olur hem de aynı zamanda muzda bulunan o doğal şeker sayesinde kaybettiği glukojen depolarını yerine koyar.

İncirin Yararları Nelerdir ?

İncir C vitamini dışında, pek çok besin öğesini içinde barındıran çok güzel bir meyvedir. Aynı zamanda vücut direncini arttırmaya yardımcı olmaktadır. Fakat incirin şöyle bir dezavantajı vardır; malum çok tatlı bir meyve. Dolayısıyla 100 gram taze incirde 80, buna karşılık 100 gram kuru incirde yaklaşık 274 kalori olduğunu vurgularsak; demek oluyor ki tüketimde aşırıya kaçmamak bizim için önem taşımaktadır. Aksi taktirde bir oturuşta çok çok fazla incir yersek; bir içindeki o lifler sayesinde maalesef ishale bizi sürükleyebilir, ikincisi çok fazla kalori alımını sağladığı içinde kilo almamıza zemin hazırlayabilir. Bu yüzden aşırıya kaçmamak koşuluyla günlük beslenmemize yaz döneminde inciri de dahil edebiliriz. İçermiş olduğu lifler sayesinde şekeri, kolestrolü, tansiyonu hemen hemen istenilen seviyelerde tutmaya yardımcı olur. Bununla birlikte midenizde suyla birlikte şişerek bir tokluk hissi verir. Elimiz abur cubura gitmediği gibi tuvalete çıkma sayımızı ve miktarını arttırarak bizi olası bir kabızlıktan hatta kalın bağırsak kanserinden koruyucu etkileri de vardır.

Ayvanın Yararları Nelerdir ?

Ayva içermiş olduğu lifler sayesinde beslenmede büyük önem taşıyan meyvelerden birisidir. Şöyle ki, posa yani lif içermesi sebebiyle çok fazla çiğneme gerektirir. Dolayısıyla biz daha fazla çiğnediğimiz için bu tükürük salınımını arttırmaktadır. Vücutta tükürük salgısı arttıkça hormonlar salgılanmaktadır. Bu salgılanan hormonun güzel bir yanı besin alımını azaltıcı etkiler göstermesidir. Özellikle kilo verme süresince diyet yapan kişilerin, ayva gibi çok besleyici güzel bir meyveyi tercih etmesi, iştahı baskılamakta, aşırı besin alınımını engellemekte, kişiye katkıda bulunabilmektedir. İçermiş olduğu posa yani lif sayesinde bizim şekerimizi, kolestrolümüzü, tansiyonumuzu dengelemekte kalmamakta aynı zamanda su ile birlikte bunlar şişerek tokluk, doygunluk hissi vermektedir. Bununla birlikte bizi kabızlıktan ve kalın bağırsak kanserinden koruyucu etkiler içermektedir.

Portakalın Yararları Nelerdir ?

Portakal kanı temizler ve hazmı kolaylaştırır. 100 gramında yaklaşık olarak 50 miligram civarında C vitamini içermektedir. C vitamini günlük gereksinimini 65-75 miligram gibi düşünürsek, bu oldukça iyi bir orandır. Yaklaşık olarak gün içerisinde bir orta boy portakal yiyerek, bu ihtiyacı hemen hemen karşılamış olmaktayız. C vitamininin vücut tarafından bir önemli aktivitesi de; besinlerle almış olduğumuz demirin vücuttaki kullanım oranını arttırmaktadır. Yani, yemeğin hemen akabinde eğer yemekle birlikte yenilen bir portakal besinlerden aldığımız demirin emilimini arttırarak bizi olası bir kansızlıktan koruyucu etkiler göstermektedir. Meyvede bulunan asitler, sindirimi kolaylaştırıcı etkiler göstermektedir. Çok tartışılan bir konuda; acaba yemekte meyve yiyelim mi yoksa yemeyelim mi, 2 saat geçmesini beklemeli miyiz tarzındadır. Çeşitli görüşler; hemen yemekte birlikte meyve yenilmesinin kişiyi siroza kadar götürebileceğini, içindeki meyve alkollerinin kişiyi maalesef karaciğer konusunda sıkıntıya sokabileceğini vurgulasa da, içerisindeki meyve alkolü şeker alkoldür ve hiçbir zaman için diğer alkollü içkiler gibi olumsuz etkiler yaratmamaktadır. Portakalı bütün olarak yemekte fayda var. Eğer biz bunu sıktık, suyunu içtik, bu durumda bütün liflerini sıkacağın üzerinde bıraktık. Portakala kıyasla portakal suyu kana daha çabuk karışır, hem liflerini kaybettiği için hem de sıvı olduğu için. Dolayısıyla kan şekerini çok daha çabuk yükseltip, düşürür. Buda bizim acıkmamıza yol açar. O nedenle posa bizim için çok çok önemlidir diyoruz ve suyunu sıkıp içmektense dilim dilim bütün haliyle yemekte fayda var.

Şeftalinin Yararları Nelerdir ?

Şeftali karaciğer ve safra kesesi faaliyetlerini düzene sokmaya yardımcı olmaktadır. 100 gramında yaklaşık olarak 1330 internasyonel ümit dediğimiz A vitamini aktivitesi vardır. Yani bu demek oluyor ki; bizim günlük yaklaşık olarak ihtiyacımızın dörtte birini bir adet şeftaliden karşılamamız mümkün olabilmektedir. Fakat şeftali yerken bir şeye dikkat etmek lazım. Eğer ishal gibi bir durumunuz söz konusu ise bunu kabuksuz olarak yemekte yarar var, ama genellikle gündelik yaşantıda çok iyi bir şekilde yıkamak koşuluyla kabuklu olarak yemek çok daha faydalı olacaktır. Çünkü bunların posası, lifleri genelde kabuk veya kabuğa yakın noktalardadır. Soymanız icap ederse de çok ince bir şekilde soymaya dikkat etmeliyiz. Özellikle tüylü bir meyve olduğu için yıkarken iyice ellerimizle ovuşturmakta fayda var ve hiçbir zaman için ne şeftali nede diğer bir meyve yıkanma esnasında kesinlikle deterjan kullanılmamalıdır, kesinlikle duru suyla yıkamak onların üzerindeki zirayi atıklardan uzaklaşmasına yardımcı olabilir. Aynı zamanda şeftalinin bir güzel yanı, idrar söktürücü bir etkisi vardır. Zaten 100 gramında yaklaşık 38 kilokalori enerji içermektedir. Bu açıdan tatlı, güzel bir meyve olmasına rağmen enerji yoğunluğu çokta fazla olmaması bizim için zayıflama diyetlerinde bir avantaj olarak karşımıza çıkmaktadır.

Etiketler: , , ,

Ananas

Orjinal adı Ananas Comosus olan ananas bitkisi Bromeliaceae familyasından gelmektedir. Bu bitkinin sadece yapraklarından ve meyvesinden yararlanılmaktadır. Ananas tropikal mevsimi olan yerlerde yetişen bir bitki olduğu için özellikle Güney Amerika’da, Küba’da, Güney Afrika’da ve Filipinlerde yetiştirilmektedir. Ananası tarihte ilk bulan ve yetiştiren kişi Christopher Columbus’tur. Amerika’da yavaştan ünlenmeye başlayan bu meyve ileriki zamanlarda yine Columbus sayesinde Avrupa’ya da taşınmıştır. Günümüzde yaklaşık olarak dünyada senede beş milyon ton ananas üretimi yapılmaktadır.

Geçmiş Zamanlarda Ananas’ın Kullanımı
Çok eski zamanlarda özellikle Brezilya topraklarında bulunan ilkel kabileler de ananas çok değerli sayılırdı. Bu kabileler şu anda günümüzde ana besin maddesi olan ekmeği kullandığımız gibi ananası kullanırlardı ve şarap yapımında da bu meyveden faydalanırlardı. Yapılan coğrafi keşiflerle birlikte Avrupa sınırına giren meyve çok fazla tatlı olması nedeniyle kraliyet yapılanmasının da ikiye bölünmesine neden olmuştur. Amerika’da bulunan ilkel kabilelerde de ananas dostluk ve barışı temsilen kullanılırdı.

Ananas ve Ananas Suyunun Faydaları

- Yapılan çeşitli araştırmalarda ananasın içerisinde bulunan bromelain etken maddesinden dolayı kansere karşı önemli bir antikor olduğu saptanmıştır. Bunun yanında bağırsak, yumurtalık, akciğer ve cilt kanserlerinde de kanserli hücrelerin gelişmesini durdurduğu bilinmektedir.
- Mide de gıda sindirimini rahatlatarak kişiye enerji verir, dinamiklik sağlar.
- Bromelin etken maddesi sayesinde vücutta fazla miktarda depolanan proteinlerin ayrıştırılmasını kolaylaştırır.
- Ananas suyunda bol miktarda C vitamini bulunduğu için özellikle sonbahar mevsiminde grip, soğuk algınlığı gibi bulaşıcı hastalıklara karşı koruma sağlar.
- Ağır ve yağlı beslenmeden sonra vücuttaki şişkinlik hissini azaltır ve meydana gelen ödemleri tedavi eder.
- Anti İnflamatuar özelliği taşıdığı için özellikle Artrit hastalarının tüketmesi gerekmektedir.
- Eklemlerde ve vücut kaslarında meydana gelen ağrıları geçirir.
- Kabuklaşmakta olan yaraların iyileşme süresini kısaltır.

Ananas’ın Doğru Tüketim Şekilleri
Ananasın çeşitli tüketim şekilleri bulunmaktadır. Meyve olarak da tüketileceği gibi suyu sıkılarak meyve suyu olarak da içilebilir. Bunun yanında ince ince doğranarak salatalarda kullanılabilir. Ananası doğru bir şekilde ve ziyan etmeden ayıklamak için üst bölümünü meyve bıçağıyla kestikten sonra kalan parçasını yukarıdan aşağıya kavun kesermiş gibi dört ayrı parçaya bölün ve o parçaların kabuğunu çıkararak içerisindeki meyveyi dilimleyin. İyice olgunlaşmış ananas lezzet bakımından oldukça iyidir. Olgunlaşmış ananasların çok fazla bekleme süresi olmadığından dolayı çabuk tüketilmesi gerekmektedir. Ananasın olgunlaşıp olgunlaşmadığını da kabuğuna bastırdığınızda içeriye gömülüp gömülmemesinden anlayabilirsiniz. Eğer içeri gömülüyorsa olgunlaşmıştır. Kabuğunda delikler ve çeşitli zedelenmeler meydana gelmiş ananaslar kesinlikle tüketilmemelidir. Ananası konserveden çok taze meyve olarak tüketmeliyiz. Çünkü konserve şeklinde satılan ananasta bromelain enzimi bulunmamaktadır ve vitaminlerin büyük bir bölümü de daha önceden etkisini yitirmiştir. Bunun dışında eczanelerde ananastan üretilen bromelain enzimi kapsüller şeklinde reçetesiz olarak satılmaktadır.

Ananas’ın Zararları
Ananasın sağlığa çok ciddi zararları bulunmamaktadır. Fakat bazı kişilerde alerjik reaksiyonlar ve mide problemleri görülebilir. Midesinde ülser ve gastrit rahatsızlığı bulunan kişiler kesinlikle ananas yememelidirler, çünkü ananas midedeki asit seviyesini yükseltmektedir. Hamileler de ananas tüketmemelidirler. Son olarak ananas çok tatlı ve şekerli bir meyve olduğu için yüksek şeker hastaları da ananası dikkatli bir şekilde az az tüketmelidirler.

Etiketler: , ,

Kategoriden Diğer Başlıklar

Şifalı Meyveler | Meyvelerin Faydaları |

Şifalı Bitkiler |

Sitemizin 'Ahmet MARANKİ' Tescilli markasıyla hiç bir ilgisi yoktur. Sitemizde geçen 'Ahmet Maranki' ibaresi anılan bilginin sahibini işaret eder. Kişisel hakları gasp niteliği taşıyan içerikler sitemiz adminleri tarafından ivedilikle silinecektir. Kişisel haklarınızı ihlal ettiğini düşündüğünüz içeriği, içerik altındaki yorum kısmından bize bildirebilirsiniz. Maranki.net

Copyright © 2007-2011 Redox İnt. Hzmtl. FlashMax All rights reserved.Tasarım:FMX