Şifalı Bitkiler Sitesi

|Anasayfa|

Şifalı Bitkiler | Şifalı Meyveler | Şifalı Taşlar | Şifalı Yemek

Şifalı Bitkiler Ve Kullanım Alanları

Ayurveda Home Remedies
Türkiyede kullanılan Şifalı bitkiler ve Şifalı bitkilerle tedaviler hakkında bir çok makale okuyun. Şifalı Bitkiler kullanarak hayatınızda yeni sayfalar açın. Sağlıklı yaşayın. Sağlıklı yaşam, sağlıklı hayat hakkında bilgilere ulaşın
Discover Ayurveda

En son Eklenen Makaleler

Ayurvedic Food  Recipes

Şifalı Bitkilerle Yemek Tarifleri

Şifalı Bitkilere İp Uçları

şifalı bitkilerle zayıflama

Şifalı Bitkilerle Zayıflamak

Şifalı Bitkiler sayesinde zayıflamak aslında hiç te zor değildir. Doğru bilginin yanında yeterki biraz da iradeniz olsun. Aşağıdaki Başlıklar sizlere yeterli bilgiyi vermeyi vaadediyor.

Polifenol Maddeleriyle Cilt Bakımı

Polifenol tüm bitkilerin genel yapısında bulunan ve tedavi edici özelliği olan maddelerdir. Bütün bitkilerin içerisinde ortalama olarak %1 ile %4 oranında bulunurlar. Bunların en büyük özellikleri antiviral, antibakteriyal, antioksidan, kolejen sentezini uyarıcı, kepeğe karşı koruyan ve bazı hemoroidlerde tedavi özelliği olan maddelerdir. Egzama gibi kepeklenme ve saç dökülmeleri gibi rahatsızlıklarda tedavisi klinikler tarafından onaylanmış maddelerdir. Kolejen sentezini hızlı bir şekilde arttırarak hem yaranın iyileşmesini hem de vücuttaki bir takım görsel bölgelerimizdeki daha canlı daha parlak daha nemli bir cilt oluşmasını sağlamaktadır. Orta Çağ’dan beri bilinen ve doğal olarak hiçbir yan etkisi bulunmayan maddelerdir ve tedavilerde çok kullanılır. Doğal tüketim yoluyla veya besinlerle alınan çok miktarda polifenol bulunmaktadır. Yediğimiz ve kullandığımız bütün bitkilerde en az %1 oranında polifenol bulunmaktadır. Bundan dolayı da hiçbir yan etkisi ve zararı yoktur.

Kıl batıkları bildiğimiz gibi özellikle traş ve ağdadan sonra oluşan bir hastalıktır. Polifenol maddelerin içerdiği minerallerden dolayı bölgeye sürülen polifenollü kremler o bölgedeki batıkların dışarıya doğru açılmasını sağlayacaktır. Bu bölgede kolejen aktive ederek o bölgeyi tamir etmektedirler ve ordaki mevcut mikropları öldürücü etkilerinden dolayıda hijyenik bir ortam sağlayacaktır. Kullanımları çok kolaydır. Özellikle geceleri yatarken fındık büyüklüğündeki polifenol içeren kreminizden batık olan bölgeye sürüp üzerini steril gazlı bezle kapatıp, sabah ılık bir suyla yıkadığınızda, bu sorunlarınızdan çok hızlı bir şekilde kurtulabilirisiniz. Özellikle 1 ile 5 uygulama tedavi için yeterli olacaktır. Bazı bünyelerde tedavi daha fazla uygulanabilir, herhangi bir sakıncası yoktur.

Cilt, zaman içerisinde hücre yenilenmesinin azalması, hücre yapımının azalması ve içinde bulunduğumuz ortamdan dolayı çok kolay etkilenebilir. Buna bağlı; biriken sivilcelerden tutunda o bölgenin mat ve çok donuk görünmesine kadar bir sürü tehlike yaratabilir. Polifenollü içeriklerin en büyük özellikleri hidrasyon sağlamasıdır yani nemin sağlanmasıdır. Bunu çok iyi bir şekilde hücreler arasındaki iyot transferini yaparak ve hasarlı bölgeye uygulandığında etrafından su çekip hücrenin yenilenmesini ayrıca cildimize renk veren hücrelerin cildimizin renginde olmasını sağlarlar. Özellikle cildin yüzey kırışıklıklarında polifenol bileşikler, kolejen aktive ederek hücre yapımını sağlarlar, daha canlı ve daha kolejen bakımından zengin bir cilt oluşmasını sağlarlar. Kırışıklara ciddi manada iyi gelen bir yöntemdir bu. Botoks etkisi vardır da denebilir. Detoks etkilerinden dolayı da vücuttaki meydana gelmiş serbest radikallerin vücuttan atılmasını etkilemektedir. Hücreler arasındaki iletişimi çok ciddi manada sağlarlar. Bunun için kullanılan polifenol özellikli göz altı kremi, bakım kremi, gündüz gece bakım kremleri, nemlendirici cilt bakımı kremleri çok miktarda kullanılmaktadır ve istediğimiz sonuçları da çok kolay elde etmemizi sağlamaktadır. Cilt bakımı yaparken özellikle polifenollü siyah maskeden sonra bir iki saat sonra polifenollü göz altı kremi, yenileyici yüz bakım kremi, nemlendirici el kremi, nemlendirici yüz kremi ve nemlendirici gündüz gece kremi olmak üzere kremleri çok rahat ve güvenilir bir şekilde kullanabilirsiniz.

Çatlaklar, özellikle hamilelik döneminde ve hızlı kilo alıp vermelerde cildin üst tabakasında başlayarak bir yırtılma gibi ve normal cilt renginden farklılık gösteren özelliklede morumsu bir renk alan, bölgedeki kan dolaşımının bozulduğu bir durumdur. Görsel olarak da kişileri rahatsız eden sıkıntılı bir görüntüdür. Polifenol içeren kremlerin bu bölgede yaptığı en büyük onarım bölgedeki mevcut bozulmuş olan mikrosilkülasyonu uyararak bölgenin oksijenlenmesini ve kanlanmasını arttırmaktır. Doğal olarak orda ki hem görüntü ve renk olarak cildimizin kendi rengini geri verecektir ayrıca kolejeni aktive ederek yırtığın hem görüntüsü masumlaşacaktır hem de tedaviye çok ciddi destek olacaktır. Polifenol içeren çatlak kremlerini uygulamak çok kolaydır. Özellikle gece yatarken, yatmadan önce kremi uygun bir şekilde yedirip üzerini streçleyerek sabaha kadar kalmasını sağlayıp daha sonra sabah ılık bir duşla yıkayabiliriz. Etkileri çok iyi olacaktır, bu bölge çok rahatlayacaktır.

Etiketler: , , ,

Estetik Diş Hekimliği

Dişlerimizdeki şekil bozukluklarının değiştirilmesi için yaş sınırlaması yoktur; küçük yaşlarda ortodontik tedavi ile bu işlemler yapılabilmekte olduğu gibi aynı zamanda ortodonti günümüzde erişkinlere uygulanabilmektedir. Ortodonti uygulanamayacak vakalarda ise dişlerdeki şekil bozukluklarının düzeltilmesi için protatik işlemlere başvurulmaktadır. Protezler olarak da lamina adı verilen sadece dişlerin ön yüzeyine yapıştırılan porselen yapraklar uygulanabilmektedir. Aynı zamanda dişlerin tam olarak kaplanabildiği malzemelerle diş kaplamaları da yapılabilmektedir. Diş kaplamalarında estetik diş hekimliğinde son dönemlerde cat-camp teknolojisi yani bilgisayarlı freeze teknoloji ise zirkoryum malzemesi kullanılarak çok estetik sonuçlar veren ve dokular ile uyumu oldukça yüksek olan malzemeler kullanılmaktadır. Günümüzde estetik uygulamalara sahip olabilmek için bilgisayar teknolojisi ve doku dostu olan malzemeler kullanılarak protetik işlemler yapılabilmekte ve erişkinlerde de ortodontik tedaviler uygulanabilmektedir.

Estetik diş hekimliği ortodonti, protez, diş eti hastalıkları cerrahisi gibi dalların ortaklaşa olarak ilgilendiği ve estetik bakış açısı altında çözüm aradıkları bir tedavi konseptini ifade etmektedir. Estetik diş hekimliğinin başlıca ilgilendiği alana görüş tasarımı adı verilmektedir. Görüş tasarımı, bir kişinin güldüğü andaki ifadesini estetik kurallar çerçevesinde eğer bir takım aksaklıklar var ise bunların düzeltilmesi anlamındaki bir tedavi biçimidir ve çok vakada görülmektedir.

Estetik diş hekimliği uygulamalarından her yaş grubundaki bireyler faydalanabilir. Ancak çocuklarda yapılacak uygulamalar sınırlı olmalıdır. Fakat çocuklarda dahi onların estetiğini düzeltmeye, yükseltmeye yönelik uygulamalar yapılabilir. Örneğin; çocuklarda oluşan diş taşlarının temizlenmesi, ön bölgelerde diş renginde dolguların kullanılması gibi basit yöntemler çocuklarda da uygulanabilmektedir. Ancak diş beyazlatma gibi işlemler için büyüme çağının bitmesini beklemekte fayda vardır. Yine benzer şekilde lamina uygulamaları veya krom köprü uygulamaları yani dişlerin kaplanmasını gerektiren işlemler olduğu zaman çocukların büyüme çağını bitirmesinde yarar vardır. Dişlerde bulunan çarpışıklıklar veya iskeletsel olarak çenelerin birbirleriyle olan ilişkisindeki bozuklukların giderilmesinde erken müdahale yani tedavinin çocuklukta başlamasının faydası vardır. Zira büyüme gelişme döneminde ortodontik tedavi daha hızlı netice vermektedir. Ancak erişkinlerde de günümüzde ortodontik tedavi uygulanabilmektedir. Estetik diş hekimliğini uygulamalarına bakarsak yaş sınırlaması olarak büyüme çağındaki bireyler haricinde büyük çoğunluğa ve ileri yaşlardaki kimselere estetik diş hekimliği uygulamaları yapılabilmektedir.

Etiketler: , ,

Kilo Vermek İsteyenler Nelere Dikkat Etmelidir

Kilo Vermek İsteyen Bir Kişi Hangi Faktörlere Dikkat Etmelidir?

Kilo problemi olanlar bazen kilo fazlalarını ve zayıflama çabasını o kadar fazla dert ederler ki; düşüncesizce hareket ederek aç kalmayı bile diyet yapmak olarak algılar. Ancak, aç kalarak diyet yapmak gibi bir düşünce son derece yanlıştır. Bu yazımızda kilo vermek isteyen bir kişinin dikkat etmesi gereken faktörleri ele alacağız.

Sağlıklı ve doğru bir şekilde zayıflamak için kesinlikle doktor kontrolü gerekmektedir.  

Sağlıklı ve Doğru Zayıflama için kesinlikle doktor kontrolü gerekmektedir. Doktorlara göre sağlıklı bir şekilde zayıflamak için dikkat edilmesi gereken faktörler şu şekilde:

Sağlıklı ve Doğru Zayıflama Nasıl Omalı?

Sağlıklı bir şekilde zayıflamak için bilinmesi gereken doğru yöntemler ve etkin faktörleri aşağıda bulabilirsiniz:

  • Yiyeceklerden edindiğiniz kalori, gün boyunca harcayabileceğiniz kalori miktarından fazla olursa kilo almanız kaçınılmaz olacaktır.
  • Diyet yapmak demek aç kalacağınız anlamına gelmez.
  • Öğünleri asla atlamayın.
  • Haftada 1 kg vermek sağlıklı bir kilo verme yoludur. Kısa sürede kaybettiğiniz yüksek kilo miktarını kolayca geri kazanabilirsiniz. Böyle bir şey ise istenmeyen bir durumdur.
  • Sıkı ve sağlıksız bir şekilde yapılan diyetlerde vücut su kaybına uğrayacak ve kaslarınız zayıflayacaktır. Şok diyetler olarak da anılan bu tür diyetlerin uzun süreli bir şekilde uygulanması mümkün değildir. Bunun yerine bünyeden bünyeye farklılık gösterse de genellikle haftada yaklaşık 1 kilo verdirmeyi hedefleyen programları tercih edebilirsiniz.
  • Spor yapmak oldukça önemlidir. Her gün 1 saatlik yürüyüşler ve yapılabiliyorsa yüzme seanslarının uygulanması sağlık açısından çok faydalıdır.
  • Stresten uzak durulmalıdır.
  • Yemeklerde sos kullanmayın ve şekerli besinlerden uzak durun. Selülitleriniz için diyet yapıyorsanız kafeinli içecekleri tüketmemeye özen gösterin.
  • Genel olarak kızartmalara, beyaz un ve beyaz şekerden yapılmış rafine yiyeceklere, hazır gıdalara itibar etmeyin. Ayrıca tereyağı gibi hayvansal yağları da tüketmekten kaçının.
  • Kepekli besinler (ekmek, makarna), kabuklu pirinç, baklagiller, sebzeler, meyveler, kuru yemişler, balık, yağsız süt ürünleri ,yağsız etler  ve ölçülü zeytinyağı tüketin.
  • Uyandıktan hemen sonra bir bardak ılık su için. Gün boyu en az 2 litre su tüketin.
  • Akşam yemeklerini olabildiğince saat 9’dan önce yemeye gayret gösterin.
  • Yemek yedikten sonra meyve tüketimi için en az iki saat ara vermeniz önerilir. Diyet süresinde üzüm, muz, havuç ve mısırdan gibi besinlerden uzak durmalısınız.
  • Kilo vermenizin ve ideal kilonuza ulaşmanın ardından beslenmenize dikkat etmeye devam etmelisiniz. Verdiğiniz kiloları ilk yıl içinde kolayca geri alabileceğinizden bu dönem oldukça kritiktir.
Etiketler: , ,

Porselen Makyaj

Yazın gelmesiyle birlikte akşam gezmeleri ve arkadaş toplantıları çoğaldı ve bayanların makyaj yapmak için daha fazla nedeni oldu. Bu yazımızda 2011 yazının yeni düğün makyajı trendi olan porselen makyajın inceliklerini ve nasıl yapıldığını detaylı olarak bulabilirsiniz.

Bu makyaj tekniğini uygularken önem göstermeniz gereken birkaç husus bulunmaktadır. Bunlardan ilki kullandığınız pudra ve fondötenin cilt renginizle aynı tonda olması ve sürdüğünüzde sırıtmamasıdır. Bu iki kozmetik ürününü kullandıktan sonra eğer yüzde doğal bir şekilde gözükmüyorsa porselen makyaj çok güzel görünmemekle birlikte kalıcılığını kaybeder. Makyaja başlamadan önce şeffaf pudra yardımıyla cildinizdeki kusurları ve pürüzlü alanları düzeltin ve üzerine kapatıcı uygulayın. Bu işlemin ardından yüzünüzde parlak görülmesini istediğiniz alanları göz kararı belirleyin. Gece uygulanan makyaj türlerinde ışık elmacık kemiğinin bulunduğu alanda toplanırken gelin makyajında ise seçilmiş olan gelinliğe göre değişiklik gösterebilir.

Saçınızın yüzünüzde oluşturacağı gölgelerle beraber makyajınızın ışığı kaybolabilir veya gelinliğiniz çok sade olduğu halde yüzünüz abartalı derecede parlayabilir. Bu sebepten ötürü daha önceden gelinlik provalarınıza duvakla birlikte gidip o sırada yüzünüzün fotoğrafını çekip, bu fotoğrafı makyözünüze vermeniz sizin yararınıza olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken güneş ışığıyla yapay ışık arasında fark olduğudur. Eğer düğününüz güneş altındaysa uygulanacak makyajda yüzünüzde birebir güneş ışığı gelen bir alanda yapılması gerekir.

Etiketler: , ,

Ultrakavitasyon İle Bölgesel Zayıflama

Ultrakavitasyon ile Bölgesel Zayıflama

Ultrakavitasyon metodu, son yıllarda selülit görünümünde azalmaya yardımcı olması ve bölgesel incelme sağlaması nedeniyle zayıflamak isteyenler arasında ilgiyle karşılanan bir yöntem oldu. Ultrakavitasyon tekniği özellikle uzun dönemli seanslarla sunulan çözümlere yeterince zaman ayıramayan, yoğun iş temposundan ötürü kendine vakit ayıramayan iş insanlarını mutlu edecek bir uygulama olarak dikkat çekiyor.  Ultrakavitasyon tekniğinin uygulanmasında vücutta biriken yağ dokusu güçlendirilen ultrason aracılığı ile cilt yüzeyinden yağları eriterek hızlı bir süreç ile şekillendirme temeli yer alıyor. Operasyonel bir müdahale de olmadığından hastanın iyileşme süresi daha kısa oluyor.

Dr. Levent Türbedar’ın bölgesel zayıflamanın yeni tekniği ile ilgili açıklamaları şu şekilde:

Ultrakavitasyon tekniği nedir? Nasıl çalışır?

Ultrakavitasyon tekniği, bölgesel yağlanma ve selülitle savaşırken cerrahi yöntemler yerine ultrasondan faydalanan bir yöntemdir. Cildin dış yüzeyine uygulanan ultrasonun yayılması ile birlikte yağ dokusundaki hücre sıvısında yüksek ve ani basınç değişimleri gerçekleşecektir. Yüzeylerde oluşan köpüklenme daha sonra kavitasyon adı verilen bir patlama oluşturur. Kavitasyon etkisi, yağı sıvı hale getirerek ve hücre duvarlarına zarar vererek depo yağların yapısında bozulma meydana getirir. Dokudaki yağ hücreleri ile açığa çıkan yağ asitleri parçalanır ve lenf yolları ile bu noktalardan uzaklaştırılmaya çalışılır. Serbest hale gelen yağlar, adelelerde yakılır; üriner sistem veya karaciğer kanalıyla vücuttan dışarıya atılır.

Biz ultrakavitasyon yöntemini daha önceden tecrübe  sahibi olduğumuz hipoosmolar lipotomi yöntemiyle birlikte kullanarak oldukça etkili sonuçlar elde ediyoruz. Bilimsel olarak ispatlanan gerçek etki mekanizmasının da bu yöntemle birlikte tavsiye edildiğini söyleyebiliriz.

Etiketler: , , ,

Kategoriden Diğer Başlıklar

Polifenol Maddeleriyle Cilt Bakımı | Estetik Diş Hekimliği | Kilo Vermek İsteyenler Nelere Dikkat Etmelidir | Porselen Makyaj | Elma Sirkesi İle Zayıflayın | Saç Derisi Bakımı | Salyangoz Özü | Ciltte Yaşlanma Problemi | Güzellik ve Bakım Tavsiyeleri | Tırnak Sararmasına Dikkat | Yaşa Göre Doğru Cilt Temizliği | Selülitlerden Kurtulma Yöntemleri | Diş Estetiği | 2011 Yazının Yeni Trendi : Geyşa Makyajı | Bahar Makyajı | Yaza Gelmeden Cilt Bakımı | Dudak Makyajında Püf Noktalar | Cildinizi Tahrişlerden Koruyun | Doğru Saç Temizliği | Yüzünüzdeki Siyah Noktalara Doğal Çözümler | Alın Kırışıklıklarından Kurtulun | Cilt İçin Zararlı Maddeler | Doğru Makyaj Nasıl Yapılır ? | Saçlarınızı Doğal Besinlerle Güçlendirin | Kırışıklık Maskeleri | Cilt Kırışıklıkları | Pürüzsüz Bacaklara Sahip Olmak İçin Tavsiyeler | Bahar Aylarına Özel Cilt Bakımı | Selülit | Diş Sararması |

Şifalı Bitkiler |

Sitemizin 'Ahmet MARANKİ' Tescilli markasıyla hiç bir ilgisi yoktur. Sitemizde geçen 'Ahmet Maranki' ibaresi anılan bilginin sahibini işaret eder. Kişisel hakları gasp niteliği taşıyan içerikler sitemiz adminleri tarafından ivedilikle silinecektir. Kişisel haklarınızı ihlal ettiğini düşündüğünüz içeriği, içerik altındaki yorum kısmından bize bildirebilirsiniz. Maranki.net

Copyright © 2007-2011 Redox İnt. Hzmtl. FlashMax All rights reserved.Tasarım:FMX