Şifalı Bitkiler Sitesi

|Anasayfa|

Şifalı Bitkiler | Şifalı Meyveler | Şifalı Taşlar | Şifalı Yemek

Şifalı Bitkiler Ve Kullanım Alanları

Ayurveda Home Remedies
Türkiyede kullanılan Şifalı bitkiler ve Şifalı bitkilerle tedaviler hakkında bir çok makale okuyun. Şifalı Bitkiler kullanarak hayatınızda yeni sayfalar açın. Sağlıklı yaşayın. Sağlıklı yaşam, sağlıklı hayat hakkında bilgilere ulaşın
Discover Ayurveda

En son Eklenen Makaleler

Ayurvedic Food  Recipes

Şifalı Bitkilerle Yemek Tarifleri

Şifalı Bitkilere İp Uçları

şifalı bitkilerle zayıflama

Şifalı Bitkilerle Zayıflamak

Şifalı Bitkiler sayesinde zayıflamak aslında hiç te zor değildir. Doğru bilginin yanında yeterki biraz da iradeniz olsun. Aşağıdaki Başlıklar sizlere yeterli bilgiyi vermeyi vaadediyor.

Cinsel Soğukluk

Cinsel İsteksizlik:cinsel isteksizlik
Evliliklerde cinsel uyum çok önemli bir etkendir. Çünkü cinsel birleşme adeta evliliğin sürekli yenilenen mukaveleleri gibidir. Taraflar mutlu ve başarılı bir cinsel birleşmeden sonra evliliklerinin iyi gittiğine dair kuvvetli işaretler alırlar. Dahası her başarılı cinsel birliktelik evliliğin tarafları olan sizleri empatiye ve bunun sonunda da karşıdakini anlamaya zorlar.

Büyük oranda evli çiftler evliliklerinin kalitelerini cinsel uyuma bağlamaktadırlar. Çünkü; cinsel birliktelikte karşı cinse verilen hazzın evliliğin görevlerinden olduğunu düşünenlerin oranı hiç küçümsenemeyecek kadar yüksektir.

Dünya yüzeyinde bir evliliğin bitiyor olmasının en büyük nedenlerinden birisi cinsel soğukluk durumudur. Hem erkek hem kadın için mümkün olan cinsel isteksizlik aslında yaygın olarak kadınlarda görülen bir rahatsızlıktır.

Sevgili Doktor,

Evliliğimin ilk günlerinden beri var olan cinsel isteksizlik halim gün geçtikçe tırmanıyor hatta öyle bir hal aldı ki kocamdan tiksindiğim tek yer artık yatağımız. Bunu bir türlü anlayamıyorum. Nedenini çözemiyorum ancak şunu iyi biliyorum ki artık ben cinsel birlikteliği sadece bir görev olarak görüyorum. Bu durum ise bana gittikçe artan oranda acı veriyor.

Doktor bey Yardım edin lütfen,

Karımın giderek artan isteklerine karşılık vermekte güçlük çekiyorum. Cinsel birliktelik formalite halinden öteye geçmemeye başladı gözümde. Oysa evliliğimizin ilk yıllarında gerçekten uyumlu bir çift olduğumuz kanısındaydım ve evlilik ritüellerimizin zamanını iple çekiyordum. Bütün fonksiyonlarım normal olduğu halde mantal olarak cinsel birleşmeden gittikçe uzaklaşıyorum.

Vajinismus Belası;

Değerli ilgili kocam ve benim bir takım yanlışlarımız sonucunda internetten araştırdığım ve öğrendiğim kadarıyla vajinismus hastalığına yakalanmış bulunuyorum. Daha evliliğimin ilk yılları olmasına rağmen cinsel birleşme benim için ciddi bir işkenceden öte bir şey değil. Oysa kocamı ve onun benimle beraber olmasını çok seviyorum. Ondan ve onu hissetmekten ciddi haz alıyorum. Ancak iş sex olunca dünya duruyor sanki. Hiçbir şey yapamıyorum. Elimden hiçbir şey gelmiyor.

Cinsel isteksizlik:

Hemen hemen hikâyeler aynı cinsel isteksizlik farklı olan şey ise kişiler, olayların kahramanları. Cinsel isteksizlik kendini erkeklerde ereksiyona ulaşamamak, kadınlarda ise vajinismus(vajina kaslarının istemsiz kasılması ve cinsel birleşmeye müsaade etmemesi) veya vajinal kuruluk olarak gösteriyor.

Sebepleri ise çok çeşitli hemen hemen her faktörden biraz etkileniyor ve gelişiyor cinsel isteksizlik.

Cinsel isteksizlik nedenleri nelerdir?

Cinsel isteksizliğin nedenlerini öncelikle 2 ye ayırmamız doğru olacaktır. Bunlardan birincisi fizyolojik nedenler yani bedensel nedenler. İkincisi ise ruhsal nedenlerdir.

Cinsel isteksizliğin fiziksel nedenleri nelerdir?

Aslında cinsel fonksiyon bozukluklarının hemen hemen hepsi ruhsal sorunların fiziksel yapı üstünde kurduğu baskıdan kaynaklandığını biliyoruz. Ancak,

* Yaralanmalar
* Hormonal bozukluklar
* Aşırı aktivasyon(çok cinsel birleşme)
* Cinsel organlara dışarıdan müdahaleler(penis büyütücü vakumlar veya bayanlarda vajinal lavman gibi)
* İlk cinsel deneyim sırasında vajinada meydana gelen tahribat
* Hastalıkların cinsel organlarda meydana getirdiği tahribat(mantar hastalıklar çıban vb.) gibi durumlarda cinsel organın işlevinde meydana gelen kayıplar cinsel isteksizliğin fiziksel nedenlerinden(zorunluluklarından) olmaktadır.

Cinsel isteksizliğin ruhsal nedenleri nelerdir?

Günümüzde cinsel isteksizliğin nedenleri genel olarak ruhsal sorunlardan kaynaklanmaktadır. Gelişen dünyamızda giderek artan ihtiyaçlar listesi ve bu ihtiyaçları karşılama dürtüsü çalışmayı ve sürekli çalışmayı gerektirmektedir. Bu da çağımızın ruhsal problemi olan stresi artırmakta ve dolayısıyla insanın birçok fonksiyonel yönünde tahribat meydana gelmektedir. Cinsel isteksizliğin ruhsal nedenleri

* Stres,
* İş yükü yoğunluğu,
* Aşırı yorgunluk,
* Aşırı heyecan,
* Gençlik yıllarında erkek veya bayanların yalan yanlış bilgilendirilmeleri,
* İlk gecede meydana gelen başarısızlık durumları ve bunun devam edebileceği korkusu,
* Zamanla tarafların birbirlerine olan ilgilerinin azalması
* Zamanla meydana gelecek olan aile içi saygı kaybı gibi durumlardır.

Cinsel isteksizliğin tedavisi nasıl yapılır?

Ruhsal veya fiziksel nedenlere dayalı olan cinsel isteksizlik halinin tedavisi için ilk yapılması gereken şey cinsel isteksizlik halinin neden kaynaklandığının bulunmasıdır bu da ancak ve ancak bir doktor gözetiminde mümkündür. Doktorunuzun size vereceği telkinler veya ilaçlar cinsel sorunlarınızın sonu olabilir.

Aslında cinsel isteksizlik tedavisi için doktorlara başvuran çiftlerin birçoğu az bir uğraş gerektiren ufak tedavilerle normal hayatlarına dönebilmektedirler. Burada özellikle bizim toplumumuzda işin zor olan kısmı çiftleri özellikle erkekleri doktor karşısına çıkarabilmektir.

Cinsel isteksizlik tedavisinde karşılaşılan zorluklar,

Değerli okuyucularımız bir tedavinin başarısızlığa uğrama ihtimali her zaman için vardır. Ancak ileri derecede fizyolojik bozukluklar haricinde cinsel isteksizlik durumları genelde başarılı bir şekilde tedavi edile bilmektedir. Bunun için sizin bir takim şeylere dikkat etmeniz gerekmektedir.

1. Mutlaka ve mutlaka bir doktora görününüz.
2. Sorunun bay bayan fark etmez sizde olduğunu önceden kabul edin.
3. Tedaviyi asla küçümsemeyin. Mutlaka gereken önemi verin.
4. Tedaviyi asla yarıda kesmeyin(bazen sorun ortadan kalkmış gibi görünür ancak aslında sorun ortadan kalkmamıştır)

Cinsel isteksizlik tedavisinde şifalı bitkiler,

Bitki çayları: Vücuttaki sıvıların akışını hızlandıran bitki çayları içilince, kan dolaşımı hızlanır, tutkularda ve heyecanlarda artış olur. Enerji seviyesini de yükselten bitki çayları seks yaşamını canlandırır.
Ginseng: Binlerce yıllardır Çin’de ilaç yapımında kullanılan ginseng; hormonal sistemi uyarır, erken yaşlanma sürecini yavaşlatır ve göz ardı edilemeyecek güçler verir
Rezene: Bilinen en eski afrodizyaklardan olan rezeneden her gün bir parça alınması cinsel gücü artırır. Rezenenin tohumundan çay da yapılarak içilebilir.
Lavanta: Salata ve yemek soslarına konan birkaç damla lavanta, seks hayatını güçlendirir.
Karanfil tanesi: Doğal afrodizyakların en güçlülerinden biri olan karanfil tanesi, yorgunluğa da iyi gelir. Haşhaş Tohumu: Cinsel performansı artırır.
Polen: Son yıllarda afrodizyak olarak kullanılan polenin yapısında, belli ölçüde testosteron ve diğer cinsiyet hormonları bulunuyor. Ayrıca içerisinde birçok vitamin mineral ve amino asit bulunur.
Zencefil: Yüzyıllardır duyguları harekete geçirmek için hazırlanan içkilerin karışımında kullanılan zencefil, insanı daha ateşli yapar. (Kanı sulandıran ilaç kullananların dikkatli olmaları gerekiyor. Ayrıca, fazla tüketildiğinde de bağırsakları rahatsız eder.) Yemeklerde bahart olarak kullanılabilir. Balla karıştırılıp yenebilir. Bir hafta veya 10 gün kadar kullanılmalıdır.
Tarçın: İştah açıcıdır. Sinirsel rahatlık veren bir kokusu vardır. Gaz söktürücü ve antiseptik özellikleri vardır. Afrodizyak olarak da kullanılabilir. Kışın içilen bitki çaylarına konulabilir. Tarçın yağı hoş kokusundan dolayı masaj yağı olarak da kullanılabilir.
Hardal: Cinsel bezlerin işleyişini hızlandırır.
Yasemin: Likörleri kokulandıran, harika kokulu yasemin çiçeği, etkili bir uyarıcıdır.
Süsen: Süsen kökü tozu, her iki cins için de güçlü bir afrodizyaktır.
Meyan Kökü: Meyan kökünden elde edilen toz, maden suyu ile karıştırılınca kadınlar için çok etkili bir afrodizyak haline gelir.
Vanilya: Merkezi sinir sistemine etki ederek kokusuyla uyarıcı etki yaratır.
Roka: Bolca demir ve C vitamini içeren roka, alyuvarlar için iyidir. Ayrıca, cinsel gücü de artırır.
Maydanoz: Yemeklere lezzet katan maydanoz, cinsel yaşama da lezzet katar.
Kekik: Güçlü etkileri olan kekik, özellikle erkeklerde uyarıcıdır.
Arı Sütü: Cinsel bezleri geliştiren arı sütünün etkileri, kısa zamanda hissedilir.

Etiketler: , ,

Kadınlarda Akıntı

VAJİNAL AKINTI
Vajinal akıntı nedir?
Vajinal akıntı bayanlarda, iki adet dönemi arasında daha akışkan ve berrak şekilde ve kokusuz olarak görülen akıntı şeklidir. Akıntı vajinanın yan duvarları ile idrar deliği ve vajina girişinde bulunan salgı bezlerinden salgılanan bir akıntıdır. Bu tarif edilen akıntı şekli normal olup herhangi bir sorun arz etmemektedir. Eğer akıntı kokulu, sarı ve daha koyu renk halinde akarsa o zaman sorun arz edebilir. Bazen kesilmiş süt şeklinde, koyu kahve, köpüklü, gri, sarımtırak veya yeşilimsi renklerde olması bir sorun olduğunun işaretçisidir. Özellikle ilişki sonrası kötü koku oluşması da normal olarak kabul edilmez. Buna eşlik eden ilişkisi sonrası kanama, ağrılı ilişki, yanma, kaşıntı, kızarıklık vb. sorunlar da gözlemleniyorsa mutlaka hekime başvurularak jinekolojik muayene istenmelidir. Akıntıdan alınan örneklerin tahlil edilmesi ile buna neyin enden olduğu anlaşılabilir.

Akıntının nedenleri?
Akıntının ve buna eşlik eden durumların nedeni kanser, bir mantar, herhangi bir enfeksiyon, doğum kontrol yöntemlerinden biri, vajen içindeki yapının dışa doğru dönük olması ya da küçük çocuklarda vajen içi yabancı cisim olabilir. Tedavi yöntemi belirlenen soruna yönelik değişeceği için öncelikle akıntının neden dolayı olduğunun tespiti gerekir. Tespitten sonra tedavi yöntemleri uygulanır. Günümüzde bayanlar bunları önemsememekte ve sadece eczaneden alınacak bir ilaç ayda kremle bunu düzeltebileceklerine inanırlar. Fakat unutulmamalı ki akıntı aslında önemli bir sorunun habercisi de olabilir. Rahim kanserleri çoğu zaman bu akıntılar ile belirti vermektedir. Erken teşhis diğer kanser türlerinde olduğu gibi rahim kanserlerinde de oldukça önemlidir.

Aslında akıntının berrak ve kokusuz olması normaldir. Sağlıklı bir kadında günlük bir çay kaşığı aktar akıntı olması gerekir. Akıntı kadınları mantar, bir bakım bakteri ve mikroplardan korumaktadır. Kuruluk olmamasını sağlar. Bu yüzden aslında akıntı olması kadınların yararınadır. Kadınların vajinasını her türlü tehlikeden dış etkenlere karşı korumaktadır. Enfeksiyonları önlemektedir.

Yapılması gerekenler
Akıntının öneminin büyük olduğundan bahsettik akıntının içinde bulunan bir madde kişileri enfeksiyon ve mantar gibi bazı hastalıklardan korumaktadır diye de belirttik. Buna istinaden kadınlar özellikle adet ve ilişki sonrasında vajen içini yıkamamalıdırlar. Vajen içindeki akıntı kalmalıdır ki bizi dış tehlikelere karşı koruyabilsin. B unun yanı sıra günlük temizliğe de dikkat edilmelidir. Kullanılan petler 6 saatte bir değiştirilmeli ve o bölgenin temizlenmesi önden arkaya doğru yapılmalıdır. Banyo ve tuvalet sonrası vajina ve çevresi ile giyilen iç çamaşırı ıslak ve nemli olmamalıdır. Çok eşlilik varsa eğer erkeğin koruyucu prezervatif kullanması sağlanmalıdır. Koku giderici ürünler direkt vajen bölgesine uygulanmamalıdır. Özellikle yaz aylarında nemli mayo ve bikini ile uzun saatler kalınmamalıdır. Girilen havuzun ve denizin temizliğine dikkat edilmelidir.

Son olarak unutmayın ki vajina içinde normal bir seviyede akıntı olması gerekir. Hiç akıntı olmaması ve vajinanın kuru olması da ayrı bir hastalık belirtisidir. Vajen içi her zaman belirli bir düzeyde nemli olmalıdır bunu sağlayanda akıntıdır. Akıntıyı silerek ayda yıkayarak tamamen yok etmek te yanlış bir davranış olup yapılmaması gerekir.

Vajinismus

VAJİNİSMUS NEDİR?
Vajinismustan muzdarip kadınların sayısı hiç de azımsanmayacak kadar az değildir. Kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluğudur. Kadınlar için bir kâbus olan vajinismus, cinsel ilişki olması durumunda rahatsızlık hissi, yanma, ağrı, bacakların kapanması ya da penetrasyon sorunlarına neden olan bir gerginlik durumudur. Bazı kadınlarda bulantı, kusma, çarpıntı, bayılma, kollarda veya bacaklarda titremeler ve ağlama da kasılmalarla birlikte oluşabilir. Vajinismus, tamamlanmamış ilişkilerin temel nedenidir. Vajinismus partnerlerin ilişkiye teşebbüsleri esnasında kadının vajinasında, kadının kendi isteğine bağlı olmadan meydana gelen kas kasılmalarıdır. Gerginlik, vajinayı çevreleyen ve pelvik taban kasları adı da verilen kaslarda oluşur. Kadın bu istemsiz kasılmaları doğrudan kontrol edemez yani kendi iradesine bağlı değildir. Bazı kadınlar bu durumun farkında bile olmaz. Vajinismus, penisin içeri girmesine dahi izin vermeyebilir.
Gergin durumdaki bir ilişki sırasında yanma, ağrı ve batmalar söz konusu olabilir. Diğer durumlarda, penetrasyon zor ya da tamamen imkânsız olabilir. Penetrasyon sırasında ağrı başladığında cinsel girişimin durdurulması yerinde bir karar olacaktır. Çünkü, bu durum, vajinanın kapalı ya da aşırı kısıtlayıcı olduğu anlamına gelmektedir.

VAJİNİSMUSUN SONUÇLARI
Vajinismus, kadınların başlıca problemlerinden biridir. Vajinismus, kadında psikolojik olarak travmalara neden olur. Bunlardan en sık karşılaşılanı eşine karşı görevini yapamadığından dolayı hissedilen suçluluk duygusudur. Bu da kadının kendinde bir eksiklik olduğu hissini uyandırır. Vajinismus sadece kadın için problem oluşturmaz. Erkekte de problemler oluşturabilir. Cinsel doyasıya yaşayamamadan kaynaklanan eşine karşı öfke, istenmeme ve reddedilme gibi duygulara girer. Bazen bu durumlar boşanmaya veya erkekte zorlama gibi fiziksel davranışlara neden olur. Vajinismus tedavisinde kadının yanı sıra erkeğe de görevler düşmektedir. Hatta, çocuk isteyen kayınvalidede kısırlığın olması gibi bir fikir akıllarına gelebilir.

Cinsel ağrı hayatın her aşamasında kadınların etkileyebilir. Fakat, cinsel ilişki sırasında geçici olarak rahatsızlık yaşamak normaldir. Devam eden sorunları bir doktora danışarak teşhis ve tedavi edilmelidir.

VAJİNİSMUS TÜRLERİ
Vajinismus primer ve sekonder olmak üzere iki ayrı çeşidi bulunmaktadır. Vajinanın dış kısmında cinsel birleşmeyi engelleyecek kadar tekrarda ısrarcı ve sürekli istemsiz kasılmalar meydana gelmesi primer(birincil) vajinismus olarak isimlendirilir. Kasılma ilkin orta şiddette olur ve ilişkiye izin vermez. Birey hayatında hiçbir başarılı cinsellik yaşayamaz. Bunun en büyük nedeni ise birleşmede ağrı meydana gelmesi korkusudur.

Vajinismus kadın için yıllar sonra da gelişebilir. O zaman kadar hiçbir problem yaşamamış, her ilişkisi başarı ile sonuçlanmış kadınlarda bile görülebilir. Böyle gelişen vajinismusa ise sekonder yani ikincil vajinismus adı verilir. Bu tip durumlara genellikle herhangi bir travmatik olay, doğum, kürtaj, cerrahi veya yaşam değişikliği (menopoz) gibi faktörler sebep olabilir. Sekonder vajinismus nadir olarak cinsel ilişki anında ağrıya bağlı olarak gelişirken sıklıkla ise daha önceden tedavi olmuş olan kişilerde problemin tekrarlaması şeklinde de oluşabilir.

VAJİNİSMUSA KATKIDA BULUNAN FAKTÖRLER ŞUNLARDIR:
İdrar yolu enfeksiyonları ya da vajinal mantar enfeksiyonları, yeterince yağlanmanın olmaması, cinsel istismar, tecavüz ya da teşebbüs, şahsen istismar olmadan başkaları(ya da tanık) cinsel veya fiziksel taciz bilgisi, erken evlilikte aile içi şiddet ya da çatışma
sahip, ahlaksız seks, yanlış bir şekilde öğretilen şiddetli ağrı korkusu, kızlık zarının yırtılmasın ağrılı olacağı, herhangi bir fiziksel travma, anksiyete ve stres sayılabilir.

VAJİNİSMUS NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Vajinismus tedavi edilebilir. Tedavide vajinismusa katkıda bulunan faktörler ortadan kaldırılması ile yapılmaktadır. Bu nedenle, etkili olan durumlar göz önünde bulundurularak kişiye yaklaşım içerisinde olmak yararlıdır. Tedavide tam başarı sağlanması için tedavi başarılı bir şekilde sonuçlandırılmalıdır. Başarılı bir vajinismus tedavisi ne ilaç, cerrahi, hipnoz, ne de başka bir karmaşık invaziv teknik gerektirmez. İleri düzey bir program sonrasında, ağrısız ve keyifli bir ilişki çoğu çiftler için ulaşılabilirdir.

Psikolojik Tedavi
Kadınlarda vajinismus için katkıda bulunan üç faktörden en yaygını psikolojik nedenlerdir. Cinsel ilişkinin ağrılı geçeceği korkusu, seksin yanlış ya da utanç verici olduğu inancı ya da travmatik erken çocukluk deneyimleri bazı psikolojik kaynaklardır.
Psikolojik tedavide, eğer vücuttan kaynaklanan bir problem yoksa bir kadın kendi koşullarına sorunu gidermeyi tercih edebilir ya da bir terapistten yardım alabilir. Tedavide partnerden de yardım alınmalıdır. Eşler arasında karşılık güven tesis edilerek bu sorun fazla zaman almadan çözümlenebilir. Bazı kadınlarda, özellikle ikincil vajinismus durumunda fiziksel tedaviden daha çok psikolojik tedavi daha başarılı olabilir. Psikolojik tedavi ile ilgili düşük benlik, korkular ve depresyon gibi duygusal zorluklar sıkıntı oluşturmaktadır.

Fizik Tedavi
Fizik tedavide dokunma yolu ile vajina içi keşfedilir. Kegel adı verilen egzersizlerle kişi pelvik kaslarını açıp kapamayı öğrenir. Kegel egzersizlerinde ilerleme kaydettikçe spazmları kontrol altına alabilir, giderebilir. Yanı sıra parmakla ya da çubuklarla yapılabilecek olan vajinaya giriş alıştırmaları da yapılabilir. Girişler tedrici olarak yapılmalıdır. Bu girişler vajinanın açılmasında yarar sağlayacaktır. Egzersizlerde kayganlaştırıcı maddeler ya da kremler kullanılması tedavi sürecini kısaltır.

Mastürbasyon
Çoğu kadında cinsel uyarılmayı kabul mastürbasyon yoluyla başarılabilmektedir. Mastürbasyon genellikle kadının kendi vajinal bölgesinin keşfi olduğundan yararlı olabilir. İlişkide başkası ile birleşme olacağından ilişkide ağrı korkusu olabilir. Hâlbuki mastürbasyonda böyle bir durum söz konusu değildir. Mastürbasyonun hedefinin orgazm olması gerekmez. Genital bölgenin kontrolü amacını taşımaktadır. Gevşeme, sabır ve kendini kabul keyifli bir deneyim için çok önemlidir.

                                                                           SAĞLICAKLA KALINIZ

Etiketler: , ,

Üzüm Çekirdeği

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ
Sağlıklı yaşamın yollarından biridir üzüm çekirdeği. Yaklaşık 10 yılı aşkın süredir yapılan araştırmalar, üzümün kendisi gibi çekirdeğinin hatta yağının dahi mucizevî bir iksir olduğunu ortaya koydu. Avrupa’ da ilaç olarak eczanelerdeki raflarda yerini alan üzüm çekirdeği, hayatımızın vazgeçilmez tuğlaları olan bileşenleri ihtiva eden yan etkisiz bir ürün. Üzüm çekirdeği kanseri önlemekten tutun da gençleşmeye kadar giden etkilere sahip. Kendi küçük ama marifetleri büyük olan üzüm çekirdeği içerdiği antioksidanlar, hayata sağlam bir temel atmada önemli bir harç görevi görür. Aslında aşağıda sıralanacak olan faydaları, üzüm çekirdeğinin sadece bir özelliğine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır: Damarları Onarıcı Etkisi Çünkü; kan damarları yaşlandıkça, zayıfladıkça, inceldikçe ya da sızıntı yaptığında sağlığınız ciddi tehlikede demektir.

FAYDALARI NELERDİR?

  • ANTİAGİNG: Bilim insanları üzüm çekirdeğinin antiaging yani yaşlılık etkilerini geciktirici, cildin elastik, yumuşak ve düzgün olmasını sağlayan bir ürün olduğunu vurgulamaktadırlar. Bu yönüyle cildin sarkmasını önlemektedir.
  • ANTİOKSİDAN: Antioksidanlar, vücuttaki zararlı bileşikleri etkisiz hale dönüştürürler. Bunun anlamı şu, hava kirliliği, sigara, alkol veya vücudumuzda doğal olarak oluşan gereksiz maddeleri etkisiz hale getirmesidir. 25 yaşından sonra üretimi azaldığı için, bu yaşlardan gıda takviyesi olarak alınması önem arz etmektedir. Üzüm çekirdeğindeki antioksidan kendine en yakın rakibi olan E vitamininden bile 50 kat ve C vitamininden ise 20 kat daha güçlü. Üzüm çekirdeğinin bu özelliği aynı zamanda kansere karşı koruma sağlamaktadır.  Ayrıca kanserle mücadelede oluşan arızaların daha az yaşanmasına destek olur.
  • GÖĞÜS BÜYÜTME: Sizi ne kadar ilgilendirir bilmem ama üzüm çekirdeği, göğüs büyütme ilaçlarında bulunan etken maddeleri içermekte. Yani bir nevi doğal göğüs sertleştirici ve göğüs büyütme gereci. İlaçlar için masraflarda boğulmanıza gerek yok. Uygun fiyata aktarlarda bulabileceğiniz ürünü bir ay deneyin ve farkını görün.
  • AFRODİZYAK: Mutluluğun formülü diyebileceğimiz üzüm çekirdeği, cinsel yaşamda kadın olsun erkek olsun tüm üzüntüleri ortadan kaldırıyor. Performans için birebir bir yaklaşım.
  • KALP VE DAMAR: Kalp ve damara bağlı rahatsızlıkların üstesinden gelmede etkili bir çözüm. Kalp krizinde, yüksek tansiyonda, bir damar sorunu olan hemoroit ve varise karşı etkilidir. Atardamarlardaki şişmeyi indirmektedir. Üzüm çekirdeği, kanı sulandırır ve kan akışını hızlandırır. Damar sertlini önler.
  • BEYİN VE KARACİĞER: Üzüm çekirdeği beyin ve karaciğer üzerinde olumlu etkilere sahip. Özellikle bu organlarda meydana gelen hasarların giderilmesinde üzüm çekirdeğinin üzerine bir şey yoktur.
  • GÖRME: Görme güçlüklerine karşı iyi gelmektedir. Aynı zamanda gece görüşünde önemli etkilere sahiptir. Çağımızın en yaygın kullanılan araçlarından olan bilgisayarın sebep olduğu göz gerilimini yok ediyor. Bir iyi haber de miyop göz kusuru olanlara. Deneyler miyoplu hastalarda retinanın fonksiyonlarını ve duyarlılığını düzelttiğini göstermektedir. Yaşlılara da bir haberimiz var. Yaşlanmaya bağlı görme gücündeki azalmayı engeller.
  • ÖDEM: Özellikle bacaklarda toplanan suya bağlı şişlik ve acıların dindirilmesinde patentli bir doğal gıdadır. Ödem kişide yürüme sıkıntısına dahi yol açabilmektedir. Ödemlerle mücadelede işte size bir fırsat. Mutlaka deneyin, ertelemeyin.

NASIL KULLANILIR?

Üzüm çekirdeğini ister tablet yani kapsül ya da isterseniz üzüm çekirdeği tozu olarak aktarlardan temin ederek kullanabilirsiniz. Tabletler günde iki kez birer tablet kullanılabilir. Bunun yanında toz olarak kullanımı ise, bir tatlı kaşığı üzüm çekirdeği tozu bal ya da yoğurtla karıştırılıp alınabilir. Bu iki kullanımın dışında ne kapsül ne de toz üzüm çekirdeği ile uğraşmak istemiyorsanız bunun da bir çözümü var. Bunun için sadece günde bir avuç kuru üzüm yenilmesi yeterli. Tabii ki çekirdeklerini dişlerinizle parçalamak koşulu ile. Üzüm çekirdeğinden elde edilen bir ürün ise üzüm çekirdeği yağıdır.

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ YAĞI

Son zamanlarda üzüm çekirdeği yağının da şifa olması gündemde. Hakikaten de üzüm çekirdeği yağının faydaları hiç de önemsenmeyecek kadar az değil. Gayet faydalı bir ürün. Bir o kadar da zahmetli. Hani “sinekten yağ çıkartmak” diye bir deyim vardır ya. Aynı o misal, o kadar güçtür. Size kalan sadece alıp kullanmak. Üzüm çekirdeği yağı için en az 60 kg üzüm çekirdeği gerekir. Sanırım bu üzüm çekirdeği yağının faydalarını açıklamak için yeterlidir. Üzüm çekirdeği yaklaşık %10-12 oranında sabit yağ içerir. E vitamini ve omega 6 bakımından zengin bir doğallıktır. Bu yağın bir damlası bile cildinizin sıhhatli olması için yeterli. Size kalan sadece masaj yapmak. Üzüm çekirdeği yağının diğer faydalarını sıralayacak olursak..

  • Kırışıklıkları önler, giderilmesine yardımcı olur. Cildin sarkmasını önler. Cildi nemlendirilir.
  • Saçlara uygulandığında saç hücrelerinin çoğalmasını % 230 artırır. Bu şu demek. Saç ekimi için büyük paralar harcamanıza gerek yok. Doğal saç çıkarıcınız bir telefon kadar uzağınızda.
  • Aromaterapi de masaj yağı, saç, vücut, el, dudak kremlerinde ve güneş yanığı ürünlerinde kullanılır.
  • Eklem ağrı ve sancılarının dindirilmesinde uygundur.
  • Yapılan araştırmalar, üzüm çekirdeği yağının dahi kullanımında yani yemek ya da kızartma yağında kullanılması kandaki HDL seviyeleri yükselirken, LDL seviyelerinin de düştüğü göstermiştir.
  • Fransa’da ise plastik cerrahide estetik ameliyat sonrasında üzüm çekirdeği yağının kullanıldığını da biliyor muydunuz?

SAĞLICAKLA KALINIZ
 
 

 

Etiketler: , , , , , ,

Kategoriden Diğer Başlıklar

Bacak Uyuşmaları | Bel Ağrısı | Polifenol Maddeleriyle Cilt Bakımı | Estetik Diş Hekimliği | Karın, Kalça ve Basen Eriten Diyet | Ender Saraç’tan İştah Kesen Formüller | Kilo Vermek İsteyenler Nelere Dikkat Etmelidir | Porselen Makyaj | Ultrakavitasyon İle Bölgesel Zayıflama | Elma Sirkesi İle Zayıflayın | Doğru Diyet Seçimi Nasıl Olmalıdır | Saç Derisi Bakımı | Salyangoz Özü | Şifalı Meyveler | Kalbe İyi Gelen Bitkiler | Sarımsak Faydaları | Elma Yağı | Ciltte Yaşlanma Problemi | Trigliserid | Zatürre | Güzellik ve Bakım Tavsiyeleri | Tırnak Sararmasına Dikkat | Yaşa Göre Doğru Cilt Temizliği | Selülitlerden Kurtulma Yöntemleri | Diş Estetiği | 2011 Yazının Yeni Trendi : Geyşa Makyajı | Bahar Makyajı | Yaza Gelmeden Cilt Bakımı | Dudak Makyajında Püf Noktalar | Cildinizi Tahrişlerden Koruyun |

Şifalı Bitkiler |

Sitemizin 'Ahmet MARANKİ' Tescilli markasıyla hiç bir ilgisi yoktur. Sitemizde geçen 'Ahmet Maranki' ibaresi anılan bilginin sahibini işaret eder. Kişisel hakları gasp niteliği taşıyan içerikler sitemiz adminleri tarafından ivedilikle silinecektir. Kişisel haklarınızı ihlal ettiğini düşündüğünüz içeriği, içerik altındaki yorum kısmından bize bildirebilirsiniz. Maranki.net

Copyright © 2007-2011 Redox İnt. Hzmtl. FlashMax All rights reserved.Tasarım:FMX